11. Ceza Dairesi 2023/3262 E. , 2023/10505 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/375 E., 2023/95 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci madd…
**11. Ceza Dairesi 2023/3262 E. , 2023/10505 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/375 E., 2023/95 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bozma üzerine Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/375 Esas, 2023/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının numaralı bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmitir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, yeterli gerekçe gösterilmediğine, Yargıtay bozma ilamına aykırı karar verildiğine, defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatın geçersiz olduğuna, 2009 yılına ait defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/71 esas, 2013/400 karar sayılı dosyasında karar verilmiş olması nedeniyle aynı davet yazısı ve tebligat kapsamındaki 2010 yılı için ayrıca hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay,... İnş. Ve Malz Taah. San ve Tic Ltd şirketinin yetkili müdürü olan sanığın, şirkete ait 2010 yılı hesap dönemine ait defter ve belgelerin Vergi Müfettişliğine ibraz edilmesine ilişkin 24.04.2013 tarihli isteme yazısının 09.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği halde, yasal süresi içerisinde anılan defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmeyerek Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanık savunmasında, iş yerinde hırsızlık olması nedeniyle 2010 takvim yılı defter, kayıt ve belgelerinin hırsızlar tarafından alındığı veya parçaladığı için ibraz edemediğini beyan etmekle suçlamaları reddetmiştir. 3. 7394 sayılı Kanun kapsamında, Vergi Dairesince bildirilen sanık hakkında tarh edilen verginin, gecikme faizinin, gecikme zammının, vergi ziyaı cezanın yarısının ve buna isabet eden gecikme zammını gösterir yazının gönderildiği ancak sanık tarafından ödeme yapılmamış olduğu, duruşmada da sanık müdafiince ödeme yapılmadığının bildirdiği anlaşılmıştır. 4. Mahkemece sanık hakkında sabit görülen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ancak; 2.15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 3. 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası; "Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.", aynı Kanun'un 341 inci maddesinin birinci fıkrası; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." ve anılan Kanun'un 344 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise; "341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. " şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğünün 6140508709 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanık hakkında, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen 27.05.2013 tarihli ve 2013-A-2629/6 sayılı vergi inceleme raporunda, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinin 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca re'sen takdir kapsamında olduğunun, buna göre mükellefin 2010 yılında indirim konusu yaptığı KDV'nin (katma değer vergilerinin) reddedilmesi gerektiği belirtilerek, re'sen tarh edilecek katma değer vergileri tablo halinde belirtildikten sonra, 213 sayılı Kanun'un 341, 344 ve 359 uncu maddeleri uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki "...verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin..." ibaresi de nazara alınarak defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının da aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/375 Esas, 2023/95 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.