11. Ceza Dairesi 2016/8176 E. , 2016/6259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Sanık ... hakkında: Beraat Sanık ... hakkında: Mahkumiyet I. 2011 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık ... (...)'ün temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilip 16/05/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 27/05/2014 tarihli dilekçeyle temyiz ettiğ
**11. Ceza Dairesi 2016/8176 E. , 2016/6259 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Sanık ... hakkında: Beraat Sanık ... hakkında: Mahkumiyet I. 2011 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık ... (...)'ün temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilip 16/05/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 27/05/2014 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II. Sanık ... (...) hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan verilen mahkumiyet, ... hakkında ise 2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından verilen beraat hükmüne karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Katılan vekilinin 30.04.2014 tarihli süre tutum dilekçesinde hükmü her iki sanık yönünden de temyiz ettiğini açıkça bildirmesi ve 15.05.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde hükmü beraat eden sanık ... yönünden temyiz ederken, mahkum olan sanık yönünden herhangi bir açıklama yapmamış olması karşısında, ... (...) hakkındaki temyizinden zımnen vazgeçtiği varsayılamayacağı cihetle, temyizinin her iki sanığı kapsadığı kabul edilerek yapılan incelemede; Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 31.05.2013 gün ve 2013/4341 esas sayılı iddianamesiyle, ... (...) hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davası hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1. Sanık ... hakkında, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Malatya Rapor Değerlendirme Komisyonu tarafından verilen 24.12.2012 tarih, 2012/M-165 sayılı mütalaanın 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçuna yönelik olması karşısında, 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma suçu için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca sanık hakkında dava şartı olan mütalaa alınmadan açılan kamu davasına devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. ...… Ltd. Şti'nin temsilcisi ...'ın (...) 2011 yılında sahte fatura kullandığının, ortağı ...'ın ise aynı takvim yılında sahte fatura düzenlediğinin iddia edilmesi, 213 sayılı VUK'nın 227/3 ve 230. maddelerinde öngörüldüğü üzere anılan suçların oluşabilmesi için düzenlenen/kullanılan sahte faturaların yasada öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesine rağmen, sanık ...'ın (...) kullandığı iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında; gerçeğin ve sahte fatura düzenleme suçu yönünden ...'ın iştirak iradesinin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, düzenlenen/kullanılan faturalar asılları veya onaylı suretlerinden kanaat oluşturacak sayıda temin edilip getirtilip yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenerek, faturaları düzenleyen/kullanan firmalar hakkında varsa vergi raporlarının, karşıt inceleme tutanaklarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek, bu firmalar ve şahıslar hakkında sahte fatura düzenlemek/kullanmak suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılıp bu dava ile birleştirilememesi halinde, dava dosyaları celp edilip özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile, faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen/kullanan kişi ve şirketler ile sanıkların ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılarak, suça konu faturaları kullanan şirket yetkililerinin faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları konusunda beyanlarının alınması ile, şirket tarafından kurum ve kuruluşlarla yapılan yazışmalar getirtilerek, fiili sevk ve idareyi kim ya da kimlerin yerine getirdiğinin belirlenmesinden sonra, düzenlenen faturalardaki imza ve yazıların ...'a ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre, hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, 3. Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.