Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1934 E. , 2024/1191 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/1934 Karar No : 2024/1191 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ½ oranda hisseli maliki olduğu İstanbul ili A
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1934 E. , 2024/1191 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/1934 Karar No : 2024/1191 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ½ oranda hisseli maliki olduğu İstanbul ili Avcılar ilçesi … Mah … Pafta … parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin salınan 2015-2020 yıllarına ilişkin emlak (arsa ) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacının maliki olduğu ve uygulama imar planında ortaöğretim tesis alanı olarak ayrılan taşınmazın, 1319 sayılı Yasanın 30. maddesine dayanılarak çıkarılan Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelikte belirlenen kısıtlı yerlerden olduğu açık olup, söz konusu taşınmaz, anılan Yasanın 30. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen kısıtlılık hükümlerinden yararlanması gerektiğinden, taşınmaz üzerinde ticari faaliyet yapıldığının tespiti ile kısıtlılık hükümlerinin iptal edildiğinden bahisle salınan dava konusu emlak (arsa ) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Üzerinde ticari faaliyette bulunulan taşınmazın kısıtlılık hükümlerinden faydalanmasının Yasa’nın amacına ve ruhuna aykırı olduğu, söz konusu taşınmaz üzerinde özel bir eğitim kurumunun bulunduğu, cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, ½ oranda hisseli maliki olduğu İstanbul ili Avcılar ilçesi … Mah … Pafta … parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin salınan 2015-2020/1-2 taksitlerine ilişkin emlak (arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin birinci fıkrasında; Türkiye sınırları içerisinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 30. maddesinde; Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, 9 ve 19. madde hükümlerinin saklı olduğu, kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakın vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10'unun bina, arsa ve arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanların muaccel hale geleceği, kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı belirtilmiştir. 1319 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca çıkartılan 17/11/1986 tarih ve 19284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde, "İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır" denilerek konuya açıklık getirilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "parselasyon planının hazırlanması" başlıklı (4/7/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik), 18. maddesi 3. fıkrasında ise umumi hizmetlere ayrılan alanlar yeniden düzenlenerek; ve yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi alanlar umumi hizmet alanı olarak sayılmıştır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesinin 1. fıkrasına; 26/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesiyle eklenen cümle ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde ilgili idarelerce imar programlarının veya imar uygulamalarının yapılmaması ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların kamulaştırılmaması veya her hâlde mülkiyet hakkının kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davaların adli yargıda görüleceği düzenlenmekte ise de 2010 yılından itibaren hukuk sistemimize giren hukuki el atma davaları sonucunda, taşınmazları umumi hizmet alanında kalan maliklerce açılan çok sayıda davada bazı koşulların oluşması halinde taşınmaz bedellerinin tazminat olarak ödenmesi yönünde içtihat oluşturulmuştur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına yönelik ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge idare mahkemesinin 2015-2020 yıllarına ilişkin emlak (arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince; Yukarıda yer verilen düzenlemelerden, üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufunun kısıtlanmış sayılacağı, bu kısıtlamanın da genel olarak yapılaşma ile ilgili yasaklamalar olduğu, taşınmazın alım satıma konu edilmesine, kiralanmasına veya kullanılmasına engel teşkil etmediği anlaşılmaktadır. Söz konusu düzenlemeyle, taşınmazı üzerinde serbestçe tasarruf edemeyen mükelleflerin, kısıtlanan taşınmazdan kaynaklanan yükümlülüklerinin hafifletilmesinin amaçlandığı, ancak yasaklandığı halde üzerinde inşaat yapılan arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılan binaların kısıtlılığının fiilen sona erdiğinin, dolayısıyla kısıtlılık hükümlerinden yararlandırılamayacağının kabulü gerekeceği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacının hisseli maliki olduğu uyuşmazlığa konu İstanbul ili Avcılar ilçesi … Mah … Pafta … parselde kayıtlı (… Cad. No:… bulunan) taşınmazın, tapu kaydına göre 1985 yılında davacının mülkiyetine geçtiği ve 22.367 m2 olduğu, 28/08/2008 tarih ve 1/1000 ölçekli uygulama Avcılar Belediyesi uygulama imar planında "Ortaöğretim Tesis Alanı"nda kalması sebebiyle emlak vergisinin kısıtlılık hükümleri uygulanarak 1/10 oranında tahsil edildiği, davalı idarece yapılan incelemede taşınmazda özel eğitim kurumunun faaliyet gösterdiğinin anlaşılması üzerine ticari faaliyet yapıldığından bahisle kısıtlılık uygulamasına son verilerek, geçmişe dönük olarak eksik tahsil edilen 9/10 oranındaki emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamelerin tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davalı idarenin savunma dilekçesi ekinde sunulan ve vergisi ihtilaflı taşınmaza ilişkin dava dışı … Eğitim Kurumları A.Ş. tarafından verilen çevre temizlik vergisi bildiriminin incelenmesinden; kullanım şeklinin: “özel öğretim merkezi”, faaliyet türünün: öğrenci, yurt vb., faaliyet başlangıç tarihinin: 01/06/2004 tarihi, öğrenci sayısının: 1512 , kullanım alanının 19.000 metrekare olduğu beyan edilmiş, davacı tarafça taşınmazda nasıl bir ticari faaliyet sürdürüldüğüne ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamış olmakla birlikte, alım-satım, kiralama ve ticari amaçla kullanımın kısıtlılığa engel olmayacağı iddia edilerek, işbu dava açılmış olup, söz konusu çevre temizlik vergisi bildiriminden, davacıya ait taşınmazda 19.000 metrekare alan kullanımlı ve 1512 öğrenci kapasiteli özel eğitim tesisi inşa edildiği veya ettirildiği, oysa anılan taşınmazın plan kararlarına göre kullanımın "Ortaöğretim Tesis Alanı" olduğu, davacı tarafça ise umumi hizmet alanı olarak ayrılmış taşınmazında, plandaki kullanım kararına aykırı olarak “özel” nitelikte eğitim tesisi inşa edilerek veya ettirilerek kullanımının, … Eğitim Kurumları A.Ş'ne bırakıldığının anlaşıldığı, bu durumda plandaki amacına aykırı şekilde inşa edilen ve ticari faaliyete konu olan taşınmazın, umumi hizmete ayrılmış, üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar kapsamında değerlendirilmek suretiyle tasarrufunun kısıtlandığından bahsedilemeyecek olup, dava konusu emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka aykırılık görülmediğinden, yukarıda yazılı gerekçeyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmının BOZULMASINA, vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.