Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemele
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili (alt yüklenici-taşeron) firma ile dava dışı esas yüklenici (müflis)...Şti. arasında 22/11/2008 tarihinde yapım işleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı idare ile esas yüklenici firma arasında 26/05/2008 tarihine imzalanan "İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesinde inşa edilen 162 adet konutun inşaatı ile ada içi genel altyapı ve çevre düzenlemesi yapım işi"nin müvekkili firma tarafından yerine getirilecek karşılığında da hakediş bedellerinden doğan meblağın % 8'i dava dışı esas yüklenici firma üzerinde kalmak üzere % 92'sinin müvekkili firmaya ödeneceğini, müvekkili firmanın esas yüklenici (müflis) ... Şti. ile imzaladıkları sözleşmedeki mükellefiyetlerine yerine getirdiğini, 05/05/2010 tarihinde davalı tarafından geçici kabulü yapılan inşaatın 13/07/2010 tarihinde ise geçici kabulünün onaylandığını, sözleşmenin devamı sırasında 06/07/2010 tarihinde (dava dışı) esas yüklenici firmanın iflasına karar verildiğini ve İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü’nün ...İflas sayılı dosyasından tasfiye işlemlerine başlandığını, yapılan birinci alacaklılar toplantısında yapım sözleşmesinin iflas masası adına devam ettirilmesine karar verildiğini, İflas müdürlüğü tarafından davalıya gönderilen 26/10/2010 tarihli yazısı ile “Müflisin mevcut işlerinin devamına karar verildiğini, Müflis şirkete ihale edilen “İstanbul ili,Gaziosmanpaşa ilçesinde inşa edilen 162 adet konutun inşaatı ile ada içi genel altyapı ve çevre düzenlemesi yapım işi”ne müvekkil firma ile devam edileceğinin bildirildiğini, davalı yan, (Müflis) dava dışı firma ile imzalamış olduğu 26/05/2008 tarihli esas sözleşmeyi “13.nolu hak ediş belgesinde Sarıgazi Vergi Dairesine sahte belge sunulması” sebebiyle Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Stratejik Planlama Komisyonunun 01/11/2010 tarih ve 389 sayılı kararı ile feshettiğini, sorumlular hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, yapım işi sözleşmesinin davalı idare tarafından “müflis şirket yetkililerinin 13.nolu hakedişle ilgili olarak Sarıgazi Vergi Dairesine sahte belge sunduğu” iddiasıyla 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmesi Kanunu 20 ve 25. maddelerine dayanılarak feshedildiğini, oysa müvekkili firma ile (müflis) yüklenici firma arasındaki taşeronluk sözleşmesinin davalıya bildirildiğini ve davalının bu hususa hiçbir itirazı olmadığını, dolayısıyla müvekkil firma tarafından üstlenilen yapım işinde artık sözleşmenin tarafı olmayan müflis şirketten kaynaklanan belge sebebiyle sözleşmenin feshedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sahteliği ileri sürülen evrakın hakediş belgesinin düzenlenmesi veya hak edişin yapılması bakımından hiçbir geçerliliği olmadığını, kaldı ki ortada sahte evrak düzenleme suçu da olmadığını, davalı yanın suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma neticesinde Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı kararı ile sanıkların beraat ettiğini, sözleşmenin feshinin dürüstlük kuralıyla da bağdaşmadığını, fesih tarihine kadar müvekkili firmanın yapım işinin yaklaşık % 92’sini tamamladığını, dolayısıyla müsnet suç sebebiyle davalı idarenin herhangi bir zararı doğmadığını, davalının uğraması muhtemel zararının Kuveyt Türk Katılım Bankası İstanbul/Sirkeci Şubesi tarafından düzenlenen 13/05/2008 tarih ...Sayılı teminat mektubu ile teminat altına alındığını, davalının sözleşmeyi feshetmesinin iyi niyetli bir davranış olmadığını, müvekkil firmanın davalı idareden 05/05/2010 tarihli geçici kabul ile düzenlenen 13 no.lu hakediş tutanağından kaynaklanan alacağı olduğunu, yine sözleşme gereği bloke edilerek hakedişlerin dışında ayrıca iadesi gereken % 3 kesinti tutarlarının da müvekkile ödenmediğini, son hakedişden itibaren inşaatın davalıya teslimine kadar yapılan imalat bedelinin de müvekkile ödenmediğini, ayrıca sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı feshinden kaynaklanan kar kaybı alacakları bulunduğunu, yine yapım işi sözleşmesinde artan inşaat maliyetleri nedeniyle hakedişlerin dışında ayrıca fiyat farkı ödemesinin de kabul edildiğini, ancak hukuka aykırı olarak hakedişlere el koyan davalı idarenin fiyat farkı alacağını da ödemediğini beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik hakediş alacağı, fiyat farkı alacağı, iadesi gerekli kesinti alacağı ve mahrum kalınan kar kaybı alacağından kaynaklanan 20.000,00 TL’nin en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.