12. Ceza Dairesi 2022/5494 E. , 2023/3158 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/531 E., 2022/159 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edil…
**12. Ceza Dairesi 2022/5494 E. , 2023/3158 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/531 E., 2022/159 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli 2014/274 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 4.500TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli 2014/274 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.10.2019 tarihli 2018/1363 Esas, 2019/104061 Karar sayılı kararı ile; "...dava konusu olayda sanığın kusur durumuna göre maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini ve dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının TCK'nın 50. maddesi hükmüne göre adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş olmakla birlikte, hapis cezasının ertelenmesinin düzenlendiği TCK'nın 51. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması ile kabul ve uygulamaya göre sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının ve uygulama maddesi olan TCK'nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK/nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi..." gerekçeleri nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine verilen ve temyiz incelemesine konu Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli 2019/531 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 3.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17/07/2022 tarihli ve 2022/96479 sayılı, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri, savunma hakkının kısıtlandığı, dava konusu trafik kazasında kusursuz olması nedeniyle hakkında verilen cezaya ve verilen cezada lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay günü 12.08.2013 günü saat 21:00 sıralarında gece vakti, meskun mahal dışında, aydınlatması olmayan, bölünmüş, iki şeritli, yol şerit çizgisi bulunan, kuru, düz eğimsiz, asfalt yolda dava dışı sürücünün ..... plaka sayılı otomobil ile İzmir istikametinden Çanakkale istikametine seyir halinde iken 99+800 metrede kontrolsüz ada kavşağa giriş yaptığı sırada, seyir istikametine göre sol taraftan kendisine yolun sağ tarafında dur uyarı levhası bulunan kavşağa girişi ile aracının sağ ön kapı kısmına, sanığın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı kamyonetin sol ön tampon, far, kaput kısmı ile çarpışması sonucu yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında aracının hızını kavşağa yaklaşırken azalttığı ancak çarpışmaya engel olamadığına ilişkin beyanlarda bulunmuştur. 3. Müşteki ve katılanlar ile tanık dava dışı otomobil sürücüsünün beyanlarının otomobil ile kavşağa geldiklerinde aracı durdukları ve gelen ... olmadığını görmeleri üzerine hareket etmeleri ile birlikte aracın sağ ön kapısından sanığın kamyoneti ile çarpıştıklarına ilişkin beyanlarda bulundukları, müştekilerin şikayetçi olmadıkları katılanların şikayetçi oldukları görülmüştür. 4.Kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84 üncü maddesinin, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi uyarınca davadışı yaralanan katılan ve mağdurların içinde bulunduğu otomobil sürücüsünün dönel kavşaklarda dönüş kurallarına riayet etmemek kuralını ihlal ederek asli kusurlu, sanık kamyonet sürücünün kusursuz olduğu tespit edilmiştir. 5.Mahkemece alınan trafik polisince düzenlenen bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendini ihlal ettiği, davadışı otomobil sürücüsünün ise aynı Kanunun 57 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 6.İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 22.05.2015 tarihli adli raporunda davadışı otomobil sürücüsünün "dur" levhasını dikkate almayarak bölünmüş yolu takiben gelen araca ilk geçiş hakkını vermediğinden asli kusurlu olduğu, sanığın etkili fren tedbirine başvurmadığı, kavşaktan kontrollü şekilde geçmediği olayda alt düzeyde tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 7.Trafik kazası neticesinde mağdurlar ve katılanların yaralanmalarına ilişkin raporlar ile sanığın adli sicil sabıkasının dosya arasına alındığı görülmüştür. IV. GEREKÇE 1.Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemenin karar tarihinden önce yürürlüğe girdiği göz önünde bulundurulduğunda, bu hususta bir değerlendirme yapmayan mahkemenin, zımnen basit yargılama usulünün uygulanmaması yönünde takdir hakkını kullandığı kabul edilmiştir. 2.Sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına ilişkin dosya kapsamında bir hukuka ayrılık bulunmamıştır, hükmolunan ceza miktarı bakımından 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin, ceza miktarı ve katılanların zararının tazmin edilmemiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2019/531 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararında sanığın temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.