12. Ceza Dairesi 2015/4413 E. , 2016/4086 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : Beraat Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Site yöneticisi olarak görev yapan katılan ...'nın şikayetine dayalı olarak başlatılan adli soruşturma sonunda sanık hakkında düzenlenen iddianamede ve iddianame yerine geçen ... (Kapatıla…
**12. Ceza Dairesi 2015/4413 E. , 2016/4086 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : Beraat Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Site yöneticisi olarak görev yapan katılan ...'nın şikayetine dayalı olarak başlatılan adli soruşturma sonunda sanık hakkında düzenlenen iddianamede ve iddianame yerine geçen ... (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli görevsizlik kararında şikayetçi olarak sadece katılan ...'nın ismine yer verilmiş ise de, gerek iddianamede gerek görevsizlik kararında, sanığın, güvenlik kamerasının açısını site sakinlerinin giriş çıkışlarını tespit edecek şekilde ayarlamış olmasından dolayı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin iddia edilmesi nedeniyle aynı sitede oturan ve suçtan zarar gördüğü anlaşılan katılan ...'nün talebi üzerine yerel mahkemece hakkında katılma kararı verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan ... vekilinin yanı sıra katılan ... vekilininin de hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede: Özel hayat; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yapıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez. Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, içinde bulunduğu fiziki çevrenin özellikleri, sosyal ilişkileri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınmalıdır.