12. Ceza Dairesi 2022/5312 E. , 2023/1417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin sür
**12. Ceza Dairesi 2022/5312 E. , 2023/1417 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2019 tarihli 2018/145 Esas, 2019/301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2019/4953 Esas, 2021/1171 Karar sayılı kararı ile katılanlar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.07.2022 havale tarihli ve 2021/130266 sayılı, esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri Olay esnasında alkollü olmadığına, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretini ödeme gücü olmadığına, kasti olarak kazayı yapmadığına, linç edilmekten korktuğu için kaçtığına, önündeki elektrikli bisiklet yüzünden kazanın olduğuna, pişman olduğuna, 2 yıl 8 ay hapis cezasının hakkaniyete aykırı olduğuna, kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. "Dosya içerisinde katılan ...'in kemik kırığı şeklindeki yaralanmasının hayati fonksiyonlarına etkisinin ağır 6 derecede olduğuna, katılan ...'in kemik kırığı şeklindeki yaralanmasının hayati fonksiyonlarına etkisinin orta 3 derecede olduğuna,katılan ...'in yaralanmasının hayati tehlikeye neden olduğuna, katılan ...'in yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğuna dair doktor raporları, meydana gelen kazada sanığın asli kusurlu olduğuna dair kaza tespit tutanağı, CD izleme tutanağı, uzlaşmazlık raporu, mahkememizce yapılan keşfe istinaden düzenlenen ve kazanın meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporu bulunmaktadır. Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Olay tarihinde katılanların yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın karşı yönden gelen araçların şeridine girmek suretiyle asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla eylemine uyan TCK'nın 89/4. maddesi gereğince yaralanmaların niteliği de göz önüne alınarak temel cezanın teşdiden belirlenmesine, sanığın olay sırasında alkollü olup olmadığı tespit edilemediğinden TCK'nın 22/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, geçmişteki sabıkalı hali ile olay sırasındaki ve sonrasındaki davranışları göz önüne alınarak sanık lehine takdiri indirim sebebi görülmediğinden TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, daha önce kasıtlı suçtan sabıkası bulunan sanık hakkında şartları oluşmadığı gibi ileride tekrar suç işlemekten çekineceği hususunda Mahkememizde olumlu kanaat de oluşmadığından takdiren verilen cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermek gerekeceği kanaati oluştuğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindedir. 2. Olay nedeniyle ...'in hayat fonksiyonlarını Ağır (6.) derece, ...'in Orta (3.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, ...'in yaşamını tehlikeye sokan basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde, ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıklarına dair doktor raporları dosya içerisindedir. 3. Kaza tespit tutanağında, 14.05.2017 günü saat 21.00 sıralarında, azami hız limitinin 30 km olduğu meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bozuk olduğu yolda, sürücüsü tespit edilemeyen kamyonetin devamlı çizgi ile bölünmüş köprü üzeri olan iniş eğimli virajlı yolda seyir halindeyken önündeki aracı sollayarak karşı şeritten gelen araçların kullandığı yola girerek aracının sol ön kısmıyla karşı istikametten ve kendi şeridinden gelmekte olan Tefik Yetil'in idaresindeki otomobilin sol ön kısmına çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği, kamyonet sürücüsünün şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiği ve aracın içinde bira şişelerinin olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Mahallinde keşif sonucu düzenlenen 30.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda, kamyonet sürücüsü Ufuk Selvi asli ve tam kusurlu bulunmuştur. 4. Sanığın savunması, "Bana okunan iddianameyi ve üzerime atılı suçlamayı anladım, ben bu hususta daha önce de beyanda bulunmuştum, aynen tekrar ederim, olay günü benim arkadaşım ... ile ben ... eski hastane yolundan çarşıya doğru gidiyordum, köprü çıktığımız sırada önümde bir elektrikli bisiklet vardı, onu geçmek için biraz hızlanıp, sinyal verdim ve sol şeride geçtim, tam o esnada karşıdan ... geldiğini fark ettim ve tekrar kendi şeridime geçmek istedim, fakat yol ıslak ve kaygan olduğu için direksiyon hakimiyetimi kaybettim, ... kaydı ve karşıdan gelen araçla kafa kafaya girdik, daha sonra karşı tarafın aracı yanmaya başladı, biz bunun üzerine arkadaşımla araçtaki şoförü dışarı çıkarttık, diğer şahıslardan şahsın kızı olduğunu düşündüğüm kişi de şoför gibi baygındı, kızı yardıma gelen vatandaşlar dışarı çıkarttı, daha sonra araçta bulunan bira şişeleri kaza anında dışarı savruldu, bunu gören vatandaşlar bizi alkollü sanmıştı, bu şişeler daha öncesinden kalmaydı, o gün ben ve arkadaşım alkol almamıştık, vatandaşlar bizi linç edeceklerdi, biz de can havliyle oradan kaçtık, asli kusur bende olmakla birlikte karşı taraf tali kusurludur, şoför emniyet kemerini takmamıştı, ön koltukta tahmini 13-14 yaşlarında bir kız oturuyordu, bunların da kayda geçmesini istiyorum, üzerime atılı suçlamayı bu şekliyle kabul ederim, öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatteyse lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim, duruşmalardan vareste tutulmak istiyorum, dedi." şeklindedir. 5. Olay nedeniyle yaralanan ... ve ... yaşı küçük kızları ... ile ... ve kendi adlarına sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü "Sanığın olay günü saat 21:00 sıralarında sevk ve idaresindeki .plaka sayılı ... ile iki yönlü yolda, ... İlçesi .Mahallesi .Caddesini takiben Mithatpaşa Caddesi istikametine seyir halinde iken, geçme yasağı bulunduğu halde önündeki aracı geçmek için sol şeride geçmesi neticesinde karşı yönden gelmekte olan katılan ...'in seyir şeridinde ve sevk ve idaresindeki . plaka sayılı ... ile kafa kafaya çarpışması neticesinde, katılan ...'in hayati tehlike geçirecek vücudundaki kırık hayati fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek, aynı araçta bulunan kızı.nün basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, eşi .'un vücudundaki kırık hayati fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek, diğer kızı ...'in ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları, kaza sonrası sanığın aracını olay yerinde bırakarak kaçtığı, bu şekilde asli ve tam kusurlu olarak üçü nitelikli olmak üzere dört kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiğinin iddia kabul edildiği olayda; sanığın üzerine atılı suçun tüm yasal unsurları itibarı ile sübuta erdiğine ve kaza tespit tutanağı ile mahallinde yapılan keşif sonucu trafik bilirkişiden alınan 30/07/2018 tarihli rapor kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak; 1-) Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği kabul edilen kaza sonucu üçü nitelikli olmak üzere toplam 4 kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, ... ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini isabetli ise de, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, 2-) Alkollü olarak ... kullandığı sırada kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan sanığın, kaza anında alkollü olup olmadığı sabit olmamakla birlikte, sanığın geçme yasağı bulunan köprü üstünde önündeki bir aracı sollamaya geçmesi neticesinde kazaya sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında, bilinçli taksir nedeniyle cezasından TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna, adalete ve hakkaniyete aykırı bulunmuştur. Dairemizce duruşma açılarak yeniden yapılan açık yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçe ve ölçütlere göre, sanığın sübuta erdiği kabul edilen atılı suçtan dolayı mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindedir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden; Dosya içeriğine göre, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetle, azami hız limitinin 30 km olduğu meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bozuk olduğu, devamlı çizgi ile ayrılmış köprü üzeri olan iniş eğimli, virajlı yolda seyir halindeyken önündeki aracı sollayarak karşı şeritten gelen araçların kullandığı yola girerek aracının sol ön kısmıyla karşı istikametten ve kendi şeridinden gelmekte olan Tefik Yetil'in idaresindeki otomobilin sol ön kısmına çarpması neticesinde tamamen kusurlu olarak ...'in hayat fonksiyonlarını Ağır (6.) derece, ...'in Orta (3.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde, ...'in yaşamını tehlikeye sokan basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde, ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına neden olduğu olayda, sanığın geçme yasağı bulunan köprü üstünde önündeki aracı sollamaya geçmesi nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmasında ve cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2019/4953 Esas, 2021/1171 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.