12. Ceza Dairesi 2013/2701 E. , 2013/23002 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : Beraat. Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının
**12. Ceza Dairesi 2013/2701 E. , 2013/23002 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : Beraat. Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak; Genel cerrah olan sanık Dr. ...’in, özel muayenehanesine tavsiye üzerine 09.06.2007 günü gelen katılana, grade 2-3 internal hemoroid tanısı koyarak, bant ligasyon ve skleroterapi tedavisi önerip, uyguladığı, 16.06.2007 günü sanığın muayenehanesine giden katılana ikinci seansı uyguladığı, aynı gün katılanın şiddetli ağrıları olduğunun, katılanın oğlu tarafından sanık doktora telefonla bildirilmesi üzerine, sanığın ... kesici önerdiği, şikayetin devam ettiğinin 17.06.2007 günü de iletilmesi üzerine, bu sefer 18.06.2007 günü katılanı muayenehanesine çağırarak, muayene ettiği, ... kesici önerip, evine gönderdiği, şikayetin devam ettiğinin müteaddit defalar bildirilmesi sonunda da, katılanı 20.06.2007 günü çalışmakta olduğu Çaycuma Devlet Hastanesine yatırdığı, katılana kuvvetli ağrıkesici tedavisi uyguladığı, 22.6.2007 günü de katılanın Üroloji uzmanı tanık Dr. ... tarafından muayenesini sağladığı, tanığın katılana fournier gangreni teşhisi koyup, acil USG çekimi ve ameliyat önermesi üzerine de, onunla birlikte katılanı ameliyat ettiği, ardından da katılanı ambulansla ... Karaelmas Üniversitesi Hastanesine sevk ettiği, burada katılanın fournier gangreni nedeniyle tekrar ameliyat edilip, debritman ve kolostomi uygulandığı, 25 gün yoğun bakımda kalan katılanın, 1 ay kadar da serviste kalması sonrası taburcu edildiği, tedavisinin halen devam ettiği bildirilen katılanın yaşamsal tehlike geçirip, onarılmadığında sürekli anal sfinkter fonksiyon kaybı olacak şekilde yaralandığı olayda; Sanığın “sağ laterale 2 adet bant+0.5 cc aethoxysscleron uygulandı” şeklindeki beyanı ile 05.12.2008 tarihli bilirkişi heyet raporundaki, katılana “bant ligasyon ve skleroterapi tedavisi uygulanmış” şeklindeki tespit nazara alınıp, skleroterapi uygulanmış hastaya boğma tedavisi -bant ligasyon- yapılamaz, iddiası da gözetilerek, sanığın hemoroid tedavisine ilişkin olarak teşhis, yöntem ve uygulama konularında kusurunun bulunup bulunmadığı, sanığın uyguladığı hemoroid tedavi yöntemlerinin katılanın rahatsızlığına uygun ve yeterli tedavi biçimi olup olmadığı konularında yeterli mütalaa içermeyen yetersiz bilirkişi raporlarına itibar edilerek, eksik inceleme ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi, Kabule göre de; Yüksek Sağlık Şurasının, katılana “uygulanan bant ligasyon ve aethoxysclerol uygulamasının tıbbi kural ve usullere uygun olduğunu, gelişen fournier gangreninin bu uygulamanın komplikasyonu olduğunu mütalaa eden 13-14.05.2010 tarihli raporu gibi, sanık doktorun kusurlu olmadığını bildiren 05.12.2008 tarihli bilirkişi heyet raporunda; “..önemli olanın teşhis ve tedavinin uygun olarak yapılması olduğunun, şiddetli ... şikayetinin ameliyattan bir gün sonra, 16.06.2007 tarihinde ortaya çıktığının, fournier gangreninin belirtileri olan şişlik(gaz birikimi) ve renk değişikliğinin ameliyattan 5 gün sonra ortaya çıktığının, sanığın hemen gerekeni yaptığının” bildirilmesine karşın, katılanın ve katılanın oğlu tanık Yalçın Sarıel’in, fournier gangreninin belirtilerinden olan morarmanın 18.06.2007 günü sabahı katılanın genital bölgesinde başladığına dair beyanları ile sanığın zamanında tanı koyamaması sonucu tedavide yeterli ve elverişli sonuçlar alınamadığını ileri sürmeleri ve Yüksek Sağlık Şurasınca verilen raporun gerekçe içermemesi karşısında; sanığın, katılanın hastalığını teşhis edip, gereken tedaviyi yapması hususunda bir kusurunun bulunup bulunmadığı, zamanında yapılan teşhis ve tedavinin sonucu etkileyip etkilemeyeceği ve sanığa yükletilebilecek bir sorumluluk bulunup bulunmadığının belirlenmesi açısından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden görüş alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumun tespit ve tayini yerine eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.