4. Hukuk Dairesi 2023/3828 E. , 2024/6947 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEME: Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2022/354 E., 2023/20 K. DAHİLİ DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı DAVA TARİHİ: 21.04.2005 (asıl) HÜKÜM/KARAR: Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan )17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uy
**4. Hukuk Dairesi 2023/3828 E. , 2024/6947 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEME: Ereğli(Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2022/354 E., 2023/20 K. DAHİLİ DAVALI: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı DAVA TARİHİ: 21.04.2005 (asıl) HÜKÜM/KARAR: Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan )17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleşen 2005/186 E. sayılı dosyada davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; 12.05.2003 tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın asli kusurlu olarak yaya müvekkiline çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yaptığı hastane, ilaç, tedavi, özel ekipmanlar ve ömrü boyunca devam edeceği tedavi için gerekli araç ve masraflar ve yaşamını sürdürmek için kullanacağı özel cihazlar, kazanç kaybı, bakıcı giderleri nedeniyle 10.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek en yüksek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece verilen sürede tedavi giderleri nedeniyle SGK’nın davaya dahil edilmesini talep etmiş, 24.01.2012 tarihli açıklama dilekçesiyle asıl ve birleşen davalarda 30.000,00 TL işgöremezlik, 30.000,00 TL tedavi giderinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı sürücü, malik ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediklerini açıklamış, davacının yargılama sırasında vefatıyla yasal mirasçıları davayı takip etmiştir. Birleşen 2002/733 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; 12.05.2003 tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın asli kusurlu olarak yaya müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin boyundan aşağısının felç kaldığını, hala özel hastanede ücretli olarak tedavi gördüğünü, hastane masrafı, ilaç, tedavi gideri olduğunu, Avon satış temsilciliği yaptığını, aylık kazancının 1.000,00 TL civarında olduğunu, yeterli solunum yapamadığından buhar cihazı alındığını, fizik tedavi sonrası tekerlekli sandalye ve tedavisi için öngörülen özel ekipmanları kullanarak ömrünü geçireceğini, ömür boyu bakıcıya ihtiyaç duyacağını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yaptığı hastane, ilaç, tedavi, özel ekipmanlar ve ömrü boyunca devam edeceği tedavi için gerekli araç ve masraflar, yaşamını sürdürmek için kullanacağı özel cihazlar, bakıcı giderleri nedeniyle 5.000,00 TL maddi, kazanç kaybı nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın (poliçe limitiyle sorumlu) kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen 2005/186 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; 12.05.2003 tarihinde davalıların sürücüsü ve maliki olduğu, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın asli kusurlu olarak yaya müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin boyundan aşağısının felç kaldığını, daha önce açılan davalarda zararlarının taleplerinin üzerinde kaldığını, işbu davanın birleştirilmesi gerektiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yaptığı tedavi giderleri, ambulans, özel nakil araçları, solunum cihazı, tekerlekli sandalye, bakıcı giderleri nedeniyle 25.000,00 TL maddi, kazanç kaybı nedeniyle 25.000,00 TL maddi tazminatın (davalı ... poliçe limitiyle sorumlu) kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.01.2015 tarihli ve 2003/408 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile; asıl ve ve birleşen davalarda davaların kısmen kabulü ile 21.564,25 TL maddi tazminatın (meslekte kazanma gücü kaybından doğan) davalılar ..., ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile dahili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 15.442,78 TL tedavi giderinin davalılar ..., ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile dahili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile dahili davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl-birleşen davada davacılar vekili, asıl-birleşen davada davalılar ... ve ... vekilleri, birleşen davada davalı ... vekili ve dahili davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.06.2018 tarihli ve 2015/10293 Esas, 2018/6140 Karar sayılı kararı ile; "... hükmedilen manevi tazminatın miktarı fazla olup hakkaniyet ve adalete uygun düşmediği; bilirkişi raporunda belirlenen 28.885,56 TL bakıcı gideri zararı zaten davalının %50 kusur oranına karşılık geldiği halde, mahkemece 28.885,56 TL bakıcı giderinden %50 oranında mükerrer kusur indirimi yapılarak 14.442,78 TL bakıcı giderine hükmedilmesinin doğru olmadığı; mahkemece hükmün gerekçesinde 16.05.2014 tarihli rapora göre davacının 32.571,58 TL tedavi giderlerine ilişkin zararı (bakıcı gideri dahil) olduğu, bu miktardan SGK'nın sorumluluğuna esas olanların miktarının 3.686,02 TL olduğu, mahkemece oluşa uygun, teknik verilere göre hazırlanan rapora itibar edildiği, tedavi giderleri konusunda hazırlanan raporda SGK tarafından karşılanan kısmın düşülmesinden davacının kusuru oranında indirim yapılmasından sonra çıkan miktara, takdiren yol masrafı olarak 1.000,00 TL eklenmesi suretiyle 15.442,78 TL yönünden talebin kabulüne karar verildiği belirtilerek, 15.442,78 TL tedavi gideri adı altında 14.442,78 TL bakıcı gideri ile 1.000,00 TL ulaşım giderine hükmedilmiş ise de, mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında tedavi giderleri yönünden 6111 Sayılı Yasa gereği davalıların ve dahili davalı SGK’nın sorumluluğu tespit edilmeden tedavi giderleri konusunda olumlu olumsuz hüküm kurulmamasının doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.06.2021 tarihli ve 2021/84 Esas, 2021/358 Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddi ile davacı vekili tarafından davacı için talep edilen meslekte kazanma gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebinin Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/10293 Esas, 2018/6140 Karar sayılı ilamı ile kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 29.885,56 TL tedavi giderinin davalılar ..., ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile dahili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile dahili davacılara verilmesine, davacı vekilinin SGK'ya yönelik talebinin olmadığı anlaşılmış olmakla SGK tarafından karşılanan tedavi gideri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde dahili davalı SGK vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 29.06.2022 tarihli ve 2021/23302 Esas, 2022/9696 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece; Yargıtay 17. HD'nin 19/06/2018 tarih ve 2015/10293 Esas 2018/6140 Karar sayılı ilamının 4 numaralı bendinde davalıların ve dahili davalı SGK'nın sorumluluğu tespit edilmeden tedavi giderleri konusunda olumlu olumsuz hüküm kurulmamasının doğru olmadığı belirtilmiş ise de davacı vekilinin 29/04/2021 tarihli beyan dilekçesinin 3. Maddesinde SGK'ya yönelik tedavi gideri taleplerinin olmadığını belirttiğinden ve bilirkişi raporunda da SGK tarafından karşılanan tedavi giderinin mahsup edilmiş olduğu anlaşıldığından yeniden sorumlu olunan miktar yönünden değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle dahili davalı SGK yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği; mahkemece öncelikle davacı vekilinin dahili davalı SGK ya yönelik tedavi gideri talebi olmadığı beyanının açıklattırılarak feragat niteliğinde olup olmadığı tesbit edilip sonucuna göre karar verilmesi, aksi taktirde bozma ilamında belirtildiği üzere tedavi giderleri yönünden 6111 Sayılı Yasa gereği davalıların ve dahili davalı SGK’nın sorumluluğu tespit edilerek tedavi giderleri konusunda dahili davalı SGK yönünden olumlu olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 12.01.2023 tarihli ve 2022/354 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı vekili tarafından davacı için talep edilen Meslekte Kazanma Gücü Kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebinin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/10293 Esas, 2018/6140 Karar sayılı ilamı ile kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 29.885,56 TL tedavi giderinin davalılar ..., ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile dahili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile dahili davacılara verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (ikinci bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl/birleşen davada davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının kazanın oluşunda ağır ve tam kusurlu olduğunu, davacı ... Suçu'ya yaşadığı süre içinde bakım ve gözetim görevini dahili davacı olan eşi ...'nun yerine getirdiğini, bakıcı gideri ödenmediğini, davacı tarafın bakıcı gideri ödediğine dair dava dosyasına herhangi bir delil sunamadığını, bakıcı gideri konusunda talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, bakıcı giderlerinden doğan maddi zararı hesaplarken brüt asgari ücret üzerinden değil net asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin reddine veya hakkaniyete uygun miktarda karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücü ve işleten olduğu trafik sigortasız aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Asıl/birleşen davada davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ... yükletilmesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.