14. Hukuk Dairesi 2012/15227 E. , 2013/6110 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.06.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği…
**14. Hukuk Dairesi 2012/15227 E. , 2013/6110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.06.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, evveliyatı harman yeri olan dava konusu taşınmazın önce 1580 sayılı Belediye Kanunu hükümleri gereğince, sonraki tarihlerde de imar planı içinde kalması nedeniyle arsa vasfı ile belediye adına tescil edildiğini, taşınmazın öncesinin harman yeri olması nedeniyle Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. Davalı ..., 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra dava açıldığını, ayrıca taşınmazın mevzuat hükümlerine uygun olarak adlarına tescil edildiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine’nin temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın harman yeri vasfını yitirdiği, taşınmazın 5393 sayılı Belediye Kanununun 79. maddesinde belirtilen taşınmazlardan olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava konusu taşınmazın öncesi 584 ada 19 sayılı parselin kadastro çalışmaları sırasında 661 m2 yüzölçümlü “harman yeri” niteliği ile davalı ... Belediyesi adına tespit edildiği, tespitin kesinleşmesi ile de belediye adına tescil edildiği, sonraki tarihlerde yapılan imar uygulaması sonucunda 13.04.2000 tarihinde 3726 ada 8 parsel numarası ile 442 m2 arsa niteliği ile yine davalı ... adına imar parseli olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun “Kamuya ait gayrimenkuller” başlıklı 11. maddesinin 4342 sayılı kanunun 35. maddesi ile değişik 11/4. maddesi gereğince; hazırlanan imar planı sınırları içindeki kadastral yollar ile meydanlar, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek, onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanma amacına konu ve tabi olurlar. 08.06.2004 tarihli ve 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mera Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen Geçici 3. madde ile de;