10. Hukuk Dairesi 2011/2710 E. , 2012/7278 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi hükmü gereğince davalı işverenden rücuan alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan v…
**10. Hukuk Dairesi 2011/2710 E. , 2012/7278 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi hükmü gereğince davalı işverenden rücuan alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Uluslar arası yük nakliyeciliği faaliyetini yürüten davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine tabi sürücü (şoför) olarak çalıştırılan sigortalının, nakil sırasında kullandığı römorklu tırın, önündeki araca çarpması sonucu yaşamını yitirdiği, işbu davanın yapılan yargılaması aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunda, hakkında ağır ve tehlikeli işlerde çalışabileceği yönünde herhangi bir sağlık raporu bulunmayan kazalıyı ağır araç sürücüsü olarak istihdam eden ve her yıl periyodik sağlık muayenesinden geçirmeyen davalının %30 oranında, hız sınırını aşan ve önündeki aracı güvenli uzaklıktan izlemeyip dikkatsiz araç kullanan sigortalının %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakta olup, mahkemece, anılan rapor esas alınarak karar verildiği belirgindir. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesinin ilk fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi ya da suç sayılabilir bir davranışı sonucu olmuşsa, sigortalı/hak sahipleri için yapılan harcamalardan doğan zararın Kurumca işverene ödettirileceği, işçi ve işveren sorumluluğunun saptanmasında kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağı bildirilmiş, 4857 sayılı İş Kanununun “İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri” başlıklı 77’nci maddesinde, işverenlerin işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmak, işçilerin de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlü oldukları, işverenlerin işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli önlemler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda oldukları öngörülmüştür. Anılan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, işverenin rücu alacağından 26’ncı madde hükmü kapsamında sorumlu tutulabilmesi için kusurunun bulunması gerekmekte olup, bunun için de gerçekleşen zararlandırıcı sigorta olayı ile işverenin icrai/ihmali eylemi arasında uygun neden – sonuç ilişkisinin, başka bir anlatımla nedensellik bağının varlığı zorunludur.