Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4914 E. , 2024/2135 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4914 Karar No : 2024/2135 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Jeotermal Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Anonim Şirketi (... Ticaret Limited Şirketi) VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4914 E. , 2024/2135 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4914 Karar No : 2024/2135 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Jeotermal Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Anonim Şirketi (... Ticaret Limited Şirketi) VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, davacı şirketin uhdesinde bulunan, Muğla İli, Dalaman İlçesi, Şerefler Köyünde yer alan ve 49 yıllığına davacı şirket adına işletme ruhsatı verilen jeotermal kaynağının bulunduğu alan sınırları dahilinde davalı idarece inşa edilen yapıların dava dışı ... Limited Şirketine kiraya verilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, anılan yere ilişkin olarak yapılan ihale protokolü kapsamında söz konusu taşınmazın müdahil ... Limited Şirketine tahsis edildiği, tahsis sonrasında ise müdahil şirket ile davalı Dalaman Belediye Başkanlığı arasında yapılan 11/03/2020 tarihli "Muğla İli, Dalaman İlçesi, ... Mahallesi, ... Koyu Mevkii Kumsalı Günübirlik Alan ve Tesis İşletmesine Dair Kira Sözleşmesinin" imzalandığı, bunun üzerine davalı idarenin söz konusu taşınmaz hakkında işletmeci sıfatı kazandığı, kiraya verenin ise ... Limited Şirketi olduğu hususu dikkate alındığında, davalı idarece anılan yerin (Muğla ili, Dalaman ilçesi, ... Köyünde yer alan ve 49 yıllığına davacı şirket adına işletme ruhsatı verilen jeotermal kaynağının bulunduğu alan sınırları dahilindeki yer) müdahil şirkete kiraya verilmesine ilişkin herhangi bir sözleşmenin veya bir idari işlemin bulunmadığı, öte yandan müdahil şirketin uyuşmazlık konusu alanı davalı idareye kiraya vermesine dair kira sözleşmesinin de bu davanın konusu olmadığı gibi zaten anılan özel hukuk sözleşmesine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünün de adli yargıya ait olduğu, bu durumda; Muğla İli, Dalaman İlçesi, ... Köyünde yer alan ve 49 yıllığına davacı şirket adına işletme ruhsatı verilen jeotermal kaynağının bulunduğu alan sınırları dahilinde davalı idarece inşa edilen yapıların müdahil ... Limited Şirketine kiraya verilmesine ilişkin herhangi bir işlemin bulunmadığı anlaşıldığından, işbu davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, usule ilişkin olarak; davalı idare tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği, salt bu nedenin temyiz incelemesinde bozma sebebi olarak değerlendirilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise; uyuşmazlığa konu taşınmazın Orman Bakanlığı tarafından davalı idareye kiralandığı, buna ilişkin 29/09/2019 günlü ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu, bu nedenle, dava konusu yerin müdahil şirket tarafından davalı idareye kiralandığı yolundaki iddianın çürütülmüş olduğu, dolayısıyla davalı idareyle müdahil şirket arasında imzalanan sözde protokolün de hukuka aykırı ve de hükümsüz olduğu, davalı idare ile Orman Bakanlığı tarafından sunulan belgelerin birbirleriyle çeliştiği, ikisinden birisinin gerçeği yansıtmadığının açık olduğu ve bu durumun aynı zamanda sahtecilik suçu oluşturduğu, suç teşkil eden hususlardaki başvuru haklarının saklı tutulduğu, idare mahkemesince eksik ve hatalı inceleme yapıldığı, asıl işlemin tespit edilmesi gerektiği, taşınmazın kendilerine ait ruhsat sahası içerisinde kaldığının ... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile mevcut olduğu, davacı şirketin uyuşmazlık konusu taşınmazı da kapsayan alanda geçerli olan ve 5686 sayılı Yasa uyarınca düzenlenmiş olan ruhsatının olduğu, 5686 sayılı Yasa ve bu Yasa uyarınca hazırlanarak yayımlanan Yönetmelik hükümlerine göre, usulüne uygun olarak adına ruhsat düzenlenmek suretiyle hak sahibi kılınan bir kişinin tasarruf hakkını elde ettiği taşınmazların bulunduğu alanda başkaca kişilere ayrıca kiralama yapılmasının ya da ecrimisil alacak şekilde kullanımlarına müsaade edilmesinin mümkün olmadığı, davalı idare tarafından müdahil şirkete kiralanan taşınmazda gerçekleştirilen inşai faaliyetler nedeniyle davacının usulüne uygun olarak düzenlenen ruhsattan kaynaklanan tasarruf hakkının hukuka aykırı olarak engellendiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanın usulüne uygun olarak kiraya verildiği varsayılsa dahi, bu alanda gerçekleştirilen inşai faaliyetlerin kıyı mevzuatına da uygun olmadığı, uyuşmazlık konusu yapıların da bulunduğu alanda davacı tarafından 5686 sayılı Yasa uyarınca alınmış olan işletme ruhsatı bulunduğundan bu alanda yürütülecek her türlü faaliyette yasal yetki verilmiş olan tek kişinin davacı olduğu, nitekim, davacının imtiyazı bulunan bir alanda davacı dışında arama ve işletme ruhsatı olmadan kaynağa yönelik faaliyette bulunan tüm kişilere idari para cezası da verileceğinin mevzuatla sabit olduğu, ilgili taşınmazların davacı şirkete kiralanmasında ve ruhsat kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetlerde kullanılmasında üstün kamu yararı bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının Mahkeme tarafından davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 04/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.