T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/764 Esas - 2025/961 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/764 Esas KARAR NO : 2025/961 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... DAVACI ŞİRKET YETKİLİSİ : ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25.12.2025 Mahkememizde görülmekte ola…
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/764 Esas - 2025/961 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/764 Esas KARAR NO : 2025/961 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... DAVACI ŞİRKET YETKİLİSİ : ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25.12.2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket adına kayıtlı ... ve ... plaka sayılı 2 aracın davalı sigortada yapılan kasko poliçelerinin davacı tarafından iptal edildiğini, ödenen fazla primlerin davalı firmaca iade edilmediğini, davalı şirkete yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürüp iade edilmesi gereken tutarın davalıdan tahsilini ve davalı sigorta şirketine ceza kesilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapmadan müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, görevli mahkemenini Tüketici Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk başvurusu yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin prim iadesine dair herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil sigorta şirketinin ... tarafından tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, müvekkil şirketin ödemeler konusunda karar alma yetkisi bulunmadığını, müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu poliçelerin karar tarihi itibariyle feshedildiğinin kabulü ile prim iadesinin de karar tarihi esas alınarak hesaplanması gerektiğini bildirip davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 7155 sayılı kanunla 6325 sayılı HUAK’a eklenen 18/A maddesi 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup 6235 Sayılı HUAK’nın 18/A-2 bendi, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmünü haizdir. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2.maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir (Emsal: .......'nin 20/06/2022 tarih ve ...... sayılı ilamı, ...... sayılı ilamı). Somut olayda ise; mahkememizce davacı vekiline, arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulması için tebliğ tarihinden itibaren bir hafta kesin süre verilerek, aksi halde davanın usulden reddine karar verileceği hususu usulüne uygun yapılan meşruhatlı davetiye ile ihtar edilmiş, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Mevcut hukuki durum karşısında; görevsizlik kararından sonra arabuluculuğa başvurulmadığından HMK 114 ve 115 madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; -Arabuluculuk yoluna gidilmediğinden dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/1 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, -Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 26.967,13-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ......Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı 17/12/2025 Katip ...... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı