T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1585 Esas KARAR NO: 2026/488 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/10/2023 NUMARASI: 2020/70 Esas, 2023/152 Karar DAVANIN KONUSU: Caymaya İtiraz KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1585 Esas KARAR NO: 2026/488 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/10/2023 NUMARASI: 2020/70 Esas, 2023/152 Karar DAVANIN KONUSU: Caymaya İtiraz KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Noterliğinin .......... tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının, 5846 sayılı Yasanın 58.maddesi kapsamında mehil vermeksizin cayma hakkını kullanmış olduğunu, ihtarnamenin davacıya 20.02.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, Davacı şirket ile davalı arasında 15.05.2018 tarihli Sözleşme ve buna bağlı olarak menajerlik sözleşmesi, internette içerik dağıtım/yayını lisans sözleşmesi ve müzik dijital dağıtım sözleşmesi imzalandığını, davalının bu sözleşmelere istinaden, 23 adet eserin muvafakatnamesini davacı şirkete verdiğini, 5846 yasanın 58. Maddesinin cayma hakkını düzenlediğini, somut olayda davalı göndermiş olduğu ihtarnamede haklarının ne şekilde tehlikeye düşeceğini belirtmeksizin haksız bir şekilde cayma hakkını kullandığını, davalının sadece, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davacı şirkette muhatap bulamadığını, ödeme ve raporlama alamadığını bu nedenle de mehilsiz cayma hakkını kullandığını bildirdiğini, kanunen aranan menfaatlerin esaslı şekilde tehlikeye düşürme şartının oluşturmayacağının açık olduğunu, kaldı ki davacının imzalamış olduğu tüm sözleşmelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, Davacı şirket, davalı için 2 albüm ve 2 single çalışması gerçekleştirmiş olduğunu, davalının tanıtımına destek olmak amacı ile de yükümlülüğü olmamasına karşın 12 adet video klip çekerek bunlardan 8 tanesini yayınlatılmış olduğunu, yine davalının şahsi ..... hesabından yüksek meblağlarda reklam verilmesi karşılığında kendisinden gelir payı oranında hak talep edilmemiş olduğunu, ayrıca davalının ihtarnamede iddia ettiğinin aksine tanıtımı için basın yayın ve halkla ilişkiler elemanı olarak bir kişi şirket bünyesinde çalıştırılarak davalının kariyer çalışması ile ilgili ulusal gazete, dergi ve internet sitelerinde haberlerinin yayınlanmasının davacı tarafından sağlanmış olduğunu, Davacı şirket tarafından yapılan tanıtım çalışmalarından sonra davalının eserleri ilk kez davacı şirketin sunumu ile ulusal radyolarda yer almış olduğunu, ..... ve ....... istasyonlarında özellikle her gün 7 kez rotasyonlu olarak ...... ve ...... eserleri hali hazırda yayınlanmakta olduğunu, davalının ilk profesyonel klibi de yine davacı şirket tarafından çekilmiş olduğunu, hazırlanan kliplerin hem ..... dijital platformunda hem de ... ve... kanalında yayınlanma sağlanmış olduğunu, Davacı şirketin raporlama yapmadığı iddiası da gerçeği yansıtmamakta olduğunu, zira 15.05.2018 tarihinde imzalanan sözleşme gereği davacı şirketin sadece üye olunan meslek birliklerinden elde edilen gelirlere ilişkin raporlama yapma yükümlülüğü olduğunu, ancak ne davacı şirket ne de davalı meslek birliği üyesi olmadığından herhangi bir gelir elde edilmediği için raporlama yapılmasının da söz konusu olamayacağını, bunun yanı sıra dijital platformlarda yayınlanan eserlerden elde edilen gelirlere ilişkin raporlar ise söz konusu platformlar tarafından hem davacı şirkete hem de davalıya mail aracılığı ile gönderilmekte olduğunu ve de davalı ...., ... ve anlaşmasının olduğu dijital dağıtımcının kullanıcı panelinden bu bilgilere anlık olarak da ulaşabilmekte olduğunu, bu husus davacı şirketin de çalıştığı dijital dağıtımcı ... Anonim Şirketin'de sorulabilir olduğunu, ...... aboneliği sözleşme tarihinden önce 28 bin iken bugün itibariye davacı tarafından yapılan çalışmalar reklam, tanıtım vs. neticesinde 243.000 olduğunu, yine ........ dinlenme oranı aylık 23.000 iken sözleşme tarihinden itibaren davacı şirketin yapmış olduğu reklam ve tanıtım çalışmaları ile aylık 1,300.000 olduğunu, kaldı ki bu durum davalının göndermiş olduğu .... Noterliğinin ...01.2020 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamede de belirtilmiş ve davalı davacıyla imzaladığı sözleşme sonrasında oldukça yüksek dinlenme oranlarına ulaştığını kabul ve beyan etmiş olduğunu, Davacı şirket izah edildiği gibi yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı sözleşme gereği davacı şirketin onayını aldıktan sonra sahne çalışması yapması gerekirken davacı şirketin bilgisi haricinde 49 adet sahne ve konserde yer almış olduğunu ve elde ettiği gelirden davacı şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını davacı şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususun karşı taraf ile yapılacak mahsuplaşma ile de ortaya çıkacağın, davalının kötü niyetli, haksız ve hukuki gerekçeden yoksun olarak kullandığı cayma hakkına da itiraz ettiklerini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili dilekçesinde; Cayma hakkının eser sahibine tanınan haklardan olduğunu, davalının eserleri üzerinde sahip olduğu .... sayılı FSEK'den kaynaklanan mali haklarını ekseriyetle kendi kullanamaz durumda olduğunu, Cayma hakkının şartlarının gerçekleşmiş olduğunu, Davacı ile davalı arasında imzalanan 15.05.2018 tarihli sözleşme ile davalıya ait eserlerin bulunduğu single veya albümlerin prodüksiyonlarının davacı tarafından gerçekleştirilmesi hususunda anlaşılmış olup işbu sözleşme kapsamında 1 albüm 2 single çıkarılmış olduğunu, yükümlülüklerini yerine getirmemesi, sözleşmenin kurulması üzerinden geçen 1,5 yıl içerisinde davalıya hiçbir bilgi vermemesi, cayma hakkının gerekçesi olacak şekilde davalı sanatçının eserlerinden aldığı ruhsatın ve yapılan sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğinin açık olduğunu, ayrıca davacının davalıya bu dönemde hiçbir hak edişini ödememesi nedeniyle davalı kendi başına yapabileceği bazı çalışmaları da yapamamış olduğunu, haklarını şirkete devir etmiş bulunduğundan eserine dair haklarını kendisi de kullanamamış olduğunu, bu hakların adeta bloke edilmiş olduğunu, izah edilen hususlar nedeniyle davalının menfaatleri esaslı surette tehlikeye sokulmuş olduğunu, Sözleşmenin 5 yıllık bir süreyi kapsadığı da dikkate alındığında; sözleşme süresinin önemli bir kısmında ve davacı tarafın eylemleri nedeniyle taraflar arasında güven ilişkisinin kurulamadığını, başlangıç döneminde hiçbir ödeme ve raporlama yapmayan davacı tarafa mehil verilmesine gerek olmadığı gibi, mehil verilmesi durumunda da davalının menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmeye devam edecek olduğunu, Keza .... Noterliği'nin 17.01.2020 tarih ...... yevmiye numaralı cayma ihbarnamesinde davacı taraftan ilgili bildirimin tebliğ alınmasından itibaren 1 hafta içinde davalının eserleriyle ilgili tüm raporların gönderilmesi ve aynı süre içinde sözleşmelerden doğan ödemelerin yapılması talep edilmiş ise de, ne verilen süre içinde ne de işbu cevap dilekçesinin ibraz edildiği tarihe kadar raporlama ve ödeme yapılmış olduğunu, bu doğrultuda davacı tarafın “kendilerine mehil verilmesi gerektiğine" yönelik savunmasının hiçbir dayanağı olmadığını, bu koşullar altında sözleşme ilişkisinin devamının mümkün olmadığı tartışmasız bir durum olduğunu, İspat yükü üzerinde olan davacı taraf eğer sözleşme süresi içerisinde davalıya mali hakların kullanımı ile ilgili bilgi verdiği veya haklarıyla ilgili ödeme yaptığı iddiasında ise doğal olarak bu iddiasını yazılı belge ile ispatlamakla mükellef olduğunu, davacı tarafla davalı arasındaki 15.05.2018 tarihli sözleşmenin 3.2. maddesinin ilgili kısmının: "Söz konusu albümlerin hangi eser/eserlerden oluşacağına albümlerin hangi mecralarda yayınlanacağına ve çıkış tarihlerine, hangi aranjör ile hangi stüdyoda çalışılacağına, hangi eser/eserlere klip çekileceğine karar verme hak ve yetkisi ......'e aittir." olduğunu, Hangi eserlere klip çekileceği hak yetkisini sözleşme ile açıkça üzerine almış davacının dava aşamasında "klip çekme yükümlülüğü olmadığını" neye istinaden iddia ettiği belli olmadığını, davacı tarafından davalının ... hesabına iddia edildiği gibi yüksek meblağlarda reklam verilmediğini, verilmiş olan reklamlar da davalının eserlerinin davacıya kazandırdığı gelirler üzerinden yapılmış olduğunu, davacı en önemli müzik video sitelerinden olan ...'da dahi eserlerin tanıtımı ve yaygınlaşması için tutarlı bir gayret içinde olmamış olduğunu, ayrıca davalıya sözleşme ile vaat ettiği yatırımı da yapmadığını, "...'ın işe alınması"nın da davalı ile bir ilgisi olmadığını, eserlerinin radyo ve televizyonlarda yer almasının da olağan bir durum olduğunu, tek başına davacının mali hakları gereği gibi kullandığı sonucunu yaratmayacağını, burada davacı tarafın hangi eserin hangi tarihler arasında ne sıklıkta yayınlandığını ve ne kadar harcama yaptığını kesin delille ispatlaması gerektiğini, bir harcama yapılmış ise bu harcamanın davalının davacıya kazandırdığı gelirler üzerinden yapılmadığını da ispatlaması gerekmekte olduğunu, Davalıya ödeme yapmayan davacının ......'a ya da ......'ye ödeme yapmış olmasının tek anlamı davalının payının bu kurumlara ödenmesi olduğunu, sonuç olarak davacı bir harcama yapmışsa bile kendi parasını değil davalıya göndermediği parasını harcamış olduğunu, sözleşme ilişkisi içinde davalı ne davacıdan ne de diğer şirketlerden elektronik posta yoluyla düzenli ve detaylı bir rapor almadığını, Davalının davacının bahsettiği kullanıcı panelinden ise bilgisi olmadığını, Davalının dinlenme rakamları üzerinden davacının sözleşme kapsamındaki sorumluluğunu yerine getirdiğini iddia etmesinin de yersiz olduğunu, 1,5 yıl boyunca hiç bildirmeyen, aynı süre içinde 1 albüm ve 2 single yayınlayarak davalıya ödeme yapmayan davacı tarafın davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürmesinin yersiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... Somut dava dosyasındaki sözleşme, gönderilen ihtar içeriği ve yasanın 58. Maddesi birlikte yorumlandığında; Dosyaya sunulu davalı tarafça davacıya gönderilen ....... Noterliği'nin ...01.2020 tarihli ihtarnamesinde cayma sebebi olarak; 18.05.2018 tarihli sözleşme ile eserlerin bulunduğu single veya albümlerin prodüksiyonunun gerçekleştirilmesi şeklindeki ilişkide 2 albüm ve 2 single'ın çıkartıldığı, eserlerin dijital platformlarda oldukça yüksek izlenme ve dinlenme rakamlarına ulaştığı buna rağmen eserin tanıtımının yapılmadığı, basiretli tacir gibi daha geniş platformlar için çalışma yapılmadığı, muhatap bulunmadığı, eserlerle ilgili raporlama yapılmadığı, ödeme yapılmadığı hususları cayma gerekçesi olarak ileri sürülmüş olup, FSEK 58. Maddesinde öngörülün Şekil şartları yönünden caymanın geçerli olup olmadığı hususu incelendiğinde; davacıya tek bir ihtar gönderildiği gönderilen ihtarda uygun bir süre verilmediği bu haliyle caymanın şekil şartı yönünden FSEK 58 koşullarına uygun olmadığı , öte yandan esasa ilişkin şartlar açısından değerlendirme yapıldığında ise; davalının cayma sebebi olarak ileri sürdüğü raporlama yapılmaması, ödeme yapılmaması, hususların FSEK 58 anlamında mali hakkın kullanılmaması veya esaslı suretli kullanılmaması kapsamında olmadığı, bu hususların TBK hükümleri çerçevesinde sözleşmenin haklı sebeple feshi kapsamında ispat edilmesi halinde başka bir dava ile ileri sürülebileceği , dolayısıyla Davalının diğer cayma gerekçesi olan basiretli tacir gibi daha yüksek gelir için işlem yapılmaması yönündeki cayma gerekçesi yönünden davalının haklılğını ispat edecek nitelikte bir delil sunulmadığı, davacının mali kayıtları kapsamında yapılan incelemede ise rapor kapsamına göre; 1.000,00 TL makbuz ve dava dışı şirket ortaklarından ........ hesabından 1.000,00 TL ve ...... firmasından.... adına ........' e 6.889,62 TL toplamda 8.889,62 TL ödeme yapıldığı,Davacının defterlerinden davalıya ait eserler ile ilgili albüm, sıngle maliyetleri ve diğer masrafları resmi defterlere kayıt etmediği açıktan ödemeler yaptığı , Davacının defterlerinde davalı adına yapılan reklam giderlerinin 15.980,62 TL olduğu bu gideri ........adlı firmanın yaptığı bu harcamaları davacının hesabın keserek hakkedişlerini ödediği, davacının ........ ye davalı adına 10.009,96 TL ödeme yaptığı, Davacının 1 albüm için ortalama maliyetinin 211.250,00 TL 1 sıngle için ortalama maliyetinin 80.750,00 TL olduğu, teknik yönden incelenen raporda da davalı ile ilgili yayınların ve reklamların bulunduğu, davacı yanca davalıya 2 albüm 2 single çalışması yapıldığı, 12 klip çekilip 8 adedinin yayınlandığı dolayısıyla davalının cayma ihtarında bildirdiği sebeplerin somut olayda davalı yanca ispat edilmediği anlaşılmıştır. Davalı yanca ihtarnamede ileri sürülen gerekçeler FSEK 58'de düzenlenen cayma hakkının kullanılması için gerek şekil gerek esas yönünden geçerli sebepler kapsamında bulunmamaktadır. Davalı ancak varsa iddialarını Borçlar Kanunu’nun sözleşmelerin haklı sebeple feshine ilişkin genel hükümlere göre talep edebilir. ( Aynı yönde; Yargıtay 11 HD 24.10.2008 tarih, 2008/10140 E., 2008/11805 K. Sayılı ilamları, İstanbul BAM 16.HD’nin 2021/468 Esas, 2023/47 karar ve 18.1.2023 tarihli ilamları, Ankara BAM 20.HD’nin 2020/311 esas, 2021/1384 karar ve 29.11.2021 tarihli ilamları) .Zira FSEK. 58. maddesi anlamında cayma hakkının eser sahibinden hak veya ruhsat iktisap eden kişinin bu hak veya ruhsattan gereği gibi yararlanamayarak menfaatlerinin ihlali halinde kullanılabilen özel bir fesih hali olup alınan bilirkişi raporunda da devralanın sözleşme konusu albümleri yaptığı , mali haklan kullandığı, bu nedenle iktisap edilen mali haklan hiç veya gereği gibi kullanmama şartlarının gerçekleşmediği, davalının cayma hakkının kullanılmasına dair gerek şekil gerek esas yönünden şartların gerçekleşmediği tespit edildiğinden ; davalının sözleşmeden caymasının FSEK 58 çerçevesinde şekil şartları ve esas şartları yönünden geçersiz olduğu anlaşılmış, Davanın kabulüne (caymaya itirazın kabulüne)" şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Bilirkişi raporunun hükme esas alınması gereken kısmının mali müşavir bilirkişinin tespitleri olduğunu, davacı tarafın ticari defter kayıtları ile devraldığı mali hakları kullanmadığı ve müvekkiline ödeme yapmadığının sabit olduğunu, raporun 24. sayfasında da davacı tarafından yapıldığı iddia edilen masraf çizelgesi gösterilmiş, devamında bu belgeler üzerinde her zaman oynama yapılabileceği ve delil niteliği taşımadığı mali bilirkişi tarafından beyan edildiğini, karşı tarafa mehil verilmeksizin cayma koşullarının oluştuğunu,Davacının eserler için katlandığı maliyeti ispatlayamadığını, raporun ilgili kısmında yazım hatası olmasına rağmen hukukçu bilirkişi ve yerel mahkemece bu hata fark edilmediğini, raporda hukuki değerlendirme kısımlarındaki yorumların tamamen hatalı olduğunu, rapora itiraz ettiklerini, caymanın şekli koşullarının gerçekleştiğini, caymanın tek şekli koşulunun "noterden ihbar edilmesi" olduğunu, noterden ihbar şekli yerine getirildiği sürece mehil verilerek veya mehil verilmeyerek cayma hakkı kullanılabileceğini, Mahkemenin esas yönünde değerlendirmelerinin de hatalı olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, müvekkilinin menfaatlerinin esaslı surette tehlikede olduğunu, mehile gerek olmadığını, Caymaya itiraz davasında fesih sebeplerinin haklılığı da incelenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, caymaya itirazın kabulü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Cayma hakkı FSEK 58.maddesinde düzenlenmiş olup, mutlaka eser sahibi tarafından noter marifetiyle çekilecek bir ihbar ile kullanılması gerekir. Gönderilen ihbarnamede, eser sahibince hakkın gereği gibi kullanılması için devir alan kişiye uygun bir mehil verilmesi gerekir. İstisnai hallerde ise mehil verilmesine gerek yoktur.Somut olayda; davalı yanca keşide edilen cayma ihtarnamesinde mehil verilmediği, cayma ihtarında raporlama ve ödeme yapılmaması, daha geniş kitlelere ulaşılması, yüksek gelir elde edilmesi hususunda işlem yapılmamasına dayanıldığı, ancak bilirkişi raporuna göre davalı yana bir kısım ödemeler yapıldığı, reklam harcamaları yapıldığı, 5 yıllık sözleşme döneminin ayakta olduğu 1,5 yıllık süreçte davalıya 2 albüm, 2 single çalışması yapıldığı, 8 klibinin yayınlandığının tespit edildiği, bu durumda caymada dayanılan hususların FSEK 58 maddesinde yer alan "mali hakkın kullanılmaması veya esaslı surette kullanılmaması" kapsamında olmadığı, ileri sürülen hususların mehilsiz olarak cayma koşullarını da oluşturmayacağı anlaşılmakla neticeten ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 170TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026