TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2022 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması s…
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2022 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine 30.03.2020 tanzim ve 30.05.2020 ödeme tarihli 2.000.000 TL miktarlı bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı ile hiç bir alış-verişinin olmadığını, ayrıca, bono aslı üzerinde yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile anlaşılacağı üzere, bono üzerindeki yazılar da farklı kişilere ait olduğunu, müvekkilinin davalı ...'a 2.000.000 TL miktarlı bir bono imzalayıp vermediğini, davalı taraf, kendi ismini yazmak sureti ile adi senet vasıflı evrakı bono vasfına dönüştürdüğünü, davalı tarafın müvekkili aleyhine başlattığı bu haksız ve kötü niyetli takip sonrasında ... Cumhuriyet Başsavcılığına 2020/, 2021/ ve 2021/ soruşturma sayılı dosyalarına konu şikayette bulunduğunu, davalı hakkındaki tahkikatın halen devam etmekte olduğunu, takibe konu olan senet miktarı ile müvekkilinin sosyal ve ekonomik durumu birlikte değerlendirildiğinde, pek fahiş olduğu anlaşılan senet miktarı kadar müvekkilinin ilgili kişiye borçlanmasının hayatın olağan akışına da ters olduğunu, müvekkilinin geçimini çiftçilik ile sağlamakta olduğunu, davalı tarafın, müvekkili tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılık dosyasına sunduğu ve davalı tarafın kendi el yazısı ile müvekkiline verdiği belgede, müvekkilinin kendisine tüm faizleri ile birlikte 87.500.-TL borcunun kaldığını da gösterdiğini ve müvekkilinin cep telefonuna da bu borç miktarını gösteren yazının fotoğrafını çekme izni verdiğini, ancak karşı tarafın, müvekkilinin kendisine sadece 20.000.-TL borcu kalmasına rağmen bu miktarın 87.500.-TL olduğunu, kendisine ile görüşmesi gerektiğini söylediğini ve müvekkilini bulunduğu adrese çağırıp işbu davaya konu senedi zorla imzalattığını, imzalatmasından sonra Emniyet Müdürlüğü'nden emekli olan polis memuru ... ve Emniyet Müdürlüğü'nde çalışmakta olan Polis Memuru ... ... isimli görevlinin yanına gittiğini, Polis Memuru ... ..., müvekkilimizi, amiri olan ... isimli görevli ile görüştüğünü, ismini belirttiği emniyet görevlilerinin, müvekkilinin şikayetçi olması halinde gerekli her türlü yasal işlemi yapabileceklerini, tanık olabileceklerini açıkça belirttiklerini, ancak, müvekkilinin ismi belirtilen kişinin tehdit ve korkutması nedeni ile bu şikayetini o gün için yapamadığını, davalı ...'ın 30.03.2020 tarihinde 2.000.000.-TL miktarlı senet imzalaması konusunda zorla ve tehditle, yakınlarına ve şahsına zarar verme tehdidi ile müvekkilini önce arabasına zorla bindirip dolaştırdığını, sonrasında da senedin sadece lehdar kısmı boş olacak şekilde senedi doldurttuğunu ve senedi aldığını, senedin lehdar kısmı ile diğer kısımlarını farklı el mahsulü olduğunu, müvekkil ile davalı ... ... arasında 2.000.000.-TL miktarlı hiç bir ticari ilişki olmadığını, bu hususta ... Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak hakkında Vergi İncelemesi ve Delil Araştırması yapılması gerekmekte olduğunu, davalı hakkında, "Tefecilik yapmak" suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 09.02.2021 tarih ve 2020/ Sor.No ve 2021/ iddianame no ile ... 32.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/... E. Sayılı dosyasıyla kamu davası açılmış olup yargılamanın halen devam etmekte olduğunu, davalı tarafın, işbu davaya konu ... 12.İcra Müdürlüğü'nün 2020/ esas sayılı dosyası ile " Kambiyo Senetlerine Mahsus " İcra takibi başlatılan 30.03.2020 tanzim ve 30.05.2020 ödeme tarihli 2.000.000 TL miktarlı bono karşılığında müvekkilinden 5 adet taşınmaz satın aldığını ve bu miktarı elden müvekkiline verdiğini kabul ve ikrar ettiğini, bu beyanlar göz önüne alındığında, davalı tarafın, müvekkili ile yaptığı taşınmaz satış sözleşmesini, elden para verdiğini yazılı belgelerle ispatlaması gerekmekte olduğunu, davalı tarafın, elden verdiğini iddia ettiği para karşılığı işbu davaya konu olan senedi aldığını, bu senedin bir bakıma teminat nitelikli bir senet olduğunu, taşınmaz mal satışma konu olarak tanzim edildiğini ifade etmiş olsa da, bu iddiaların varlığını gösteren ne bir sözleşme ne de söz konusu senet üzerinde bir şerh olmadığını, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalv/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu belirterek takibe konu 30.03.2020 tanzim ve 30.05.2020 ödeme tarihli senet nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığınıın tespitine, takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2020/ esas sayılı dosyasındaki haksız icra takibinin durdurulmasına ve % 20'si üzerinden kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının dava konusu senedi, müvekkiline haricen satıp daha sonra tapudan devrini yapacağı taşınmazlar karşılığında vermiş olup davacı, satmayı vaadettiği taşınmazları müvekkilime devretmediği gibi, satış bedeli karşılığında verdiği davaya ve takibe konu bono bedelini müvekkiline ödemediğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Davacı, davalı tarafından icra takibine konu edilen dava konusu bononun zorla tehditle imzalatılarak lehtar kısımları boş olarak alındığını, sonradan bononun doldurulduğunu, davalı hakkında tefecilik suçundan ... 32.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/... E. Sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığını ve aynı zamanda dava konusu bonoya yönelik olarak yağma suçundan ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/... E. Sayılı dosyasında açılan davanın da bulunduğunu, davalının harici taşınmaz satışı karşılığında bononun tanzim edildiği iddia edilmiş ise de, bu iddianın temelsiz olduğunu belirterek dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı ise davalı ile aralarındaki harici taşınmaz satışından dolayı davacıya verilen bedele karşılık dava konusu bononun alındığını, ancak davacının taşınmaz devrini yapmadığı gibi aldığı bedeli de ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Dava konusu 30.03.2020 tanzim ve 30.05.2020 vade tarihli 2.000.000 TL bedelli bononun keşidecisi ..., lehtarı ... olduğu ve davalı tarafından davacı aleyhine icra takibine konu edildiği anlaşılmıştır.Somut olayda ispat yükü davacı keşidecide olup, dava konusu bononun zorla ve tehdit yoluyla lehtar kısmı boş olarak düzenlediğini ve sonradan boş bırakılan kısımların doldurularak tedavüle konulduğunu ispatla yükümlüdür.Davalı hakkında tefecilik yapmak suçundan ... 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda, davalının beraatine karar verildiği ve kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 2024/3070 Esas 2024/2093 Karar sayılı ilamı ile 06/11/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Davalı hakkında dava konusu bono hakkında yağma suçundan açılan ve ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/... Esas ve 2025/... Karar sayılı dosyasında görülen ceza davası yargılamasının sonucunda “…katılanın olayın gerçekleştiğini iddia ettiği 30/03/2020 günü sanıktan şikayetçi olmayıp aradan uzun zaman geçtikten sonra, sanık tarafından 13/08/2020 tarihinde aleyhinde icra takibi başlatılmasının ardından 21/09/2020 tarihinde şikayetçi olması, tanık ...'in mahkeme huzurunda alınan beyanlarında arsa almak istediğini söyleyerek sanık ...'a danışması üzerine; sanığın kendisini katılan ile tanıştırdığını ve katılanın kendisine sanığın daha önce buradan arsa aldığını söylediğini beyan etmesi, katılan ...'ya ait ... malvarlığı sorgusunda ... ili, Nilüfer ilçesi, İnegazi mahallesinde kayıtlı taşınmazların bulunduğunun tespit edilmesi, böylece sanığın katılan ile aralarında anlaştıkları İnegazi mahallesindeki arsa karşılığında senet imzalayıp kendisine verdiği savunmasının diğer delillerle desteklendiğinin görülmesi, sanık hakkında başlatılan soruşturmada Yağma suçunun tefrik edildiğinin ve Tefecilik Yapmak suçundan ... 32. Asliye Ceza Mahkemesinde 2021/... Esas 2022/... Karar sayılı kamu davasının açıldığının, mahkememiz dosyasında katılan sıfatıyla bulunan ...'nun ... 32. Asliye Ceza Mahkemesinin işbu dosyasında tanık olarak yer aldığının, sanık ... hakkında ... 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... Esas 2022/... Karar sayılı dosyasında Beraat kararı verildiğinin ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 2024/ Esas 2024/ Karar sayılı ilamı ile 06/11/2024 tarihinde kesinleştiğinin görülmesi, tanık ...'nun mahkeme huzurunda alınan beyanlarında olayın kendisine, kardeşi olan katılan ... tarafından anlatıldığını, olaya ilişkin doğrudan bir görgü ve bilgisinin bulunmadığını beyan ettiği görülmekle sanığın katılana karşı dava konusu eylemi gerçekleştirdiğine dair katılanın soyut beyanları dışında tanık beyanı yahut herhangi bir somut delil bulunmamış olması, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında istikrarlı bir şekilde suçlamayı inkar etmiş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair, sanık savunmasının aksine bir delil bulunmaması..” gerekçesiyle davalı sanığın delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.TBK m. 74 “Hakim zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz" düzenlemesi mevcut olup, ceza mahkemesinin “delil yetersizliğine dayanan beraat kararının” hukuk hakimini bağlamayacağı, ancak beraat kararı bir maddi olguyu tespit ediyorsa, diğer anlatımla beraat kararı suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın hukuk hakimini de bağlayacağı, ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı hususlarının doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmektedir. Bu durumda somut olaya gelince, davalı hakkında yağma suçundan verilen beraat kararı delil yetersizliğine dayanmış olup, mahkememizi bağlamadığından bu kararın kesinleşmesi bekletici mesele yapılmamıştır.Mahkememizce yapılan yargılamada davacı delilleri toplanmış ve tanıkları dinlenmiştir. Gerek mahkememizde gerekse de ceza yargılamasında dinlenen tanıkların olaya ilişkin doğrudan bilgi ve görgüsünün bulunmadığı gibi dosyadaki diğer delillerin de davacının iddiasını destekler nitelikte bulunmaması karşısında, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar tedbiren temiant karşılığında icra veznesine yatırılan paranın ödenmediğine karar verilmiş ise de, teminat yatırılmadığından tedbir kararı infaz edilmediğinden davalı yararına kötü niyet tazminat koşulları oluşmamıştır. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 34.155,00.-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 33.539.60.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T hükümleri uyarınca hesaplanan 280.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza