T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/560 - 2026/257 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/560 KARAR NO : 2026/257 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.12.2023 NUMARASI : 2023/310 Esas 2023/703 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/560 - 2026/257 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/560 KARAR NO : 2026/257 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.12.2023 NUMARASI : 2023/310 Esas 2023/703 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26.02.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2022 tarihinde, davalı şirket tarafından İhtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı yolcu otobüsünün tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü tarafından tanzim edilen raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %8, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğunun belirlendiği, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiş; davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacının kulak zarının patladığını, ameliyat olduğunu, malul kaldığını, bu durumlar dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, dava açılmadan önce davalı şirkete başvurulduğunu, bu nedenle faiz başlangıcının temerrüt tarihi olması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili 25.12.2022 tarihinde, davalı şirket tarafından İhtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı yolcu otobüsünün tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından manevi tazminatın miktarı ve faiz başlangıcına yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-6102 sayılı Türk Ticaret kanunun 1473 ve devamı maddelerinde sorumluluk sigortaları düzenlenmiş, kanunun 1475. Maddesinde - (1) Sigortalı sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde, sigortacıya bildirir. (2) Sigortalı kendisine yöneltilen istemi, aksi kararlaştırılmamışsa derhâl sigortacıya bildirir. Bu bildirim üzerine veya zarar görenin sigortacıya doğrudan başvurması hâlinde 1427 nci madde uygulanır. düzenlemesi yapılmış, 1427. Maddesinde ise; "(1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir. (2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. (3) Araştırmalar, 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder. (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. (5) Sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir." denilmiştir. Bu hale göre davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme borcunun TTK'nın 1475. Maddesi yollaması ile TTK'nın 1427 nci maddesinin 2. fıkrası uyarınca yapılacak bildirimden kırk beş gün sonra muaccel hale geleceğinin belirtildiği dikkate alındığında, davacı tarafça, dava açılmadan önce 03.02.2023 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davacının kazadan kaynaklanan manevi zararının karşılanmasının talep edildiği, dilekçenin 07.02.2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği dosya içeriğinden anlaşılmakla, davalı şirketin tebliğ tarihinden itibaren kırk beş gün sonrası olan 24.03.2023 tarihinde temerrüde düşeceği, davanın ise 08.03.2023 tarihinde açıldığı, bu nedenle davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, dolayısıyla hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması, davacının kaza sonucu kulak zarı yırtıldığı, bu nedenle ameliyat olduğu, işitme kaybı meydana geldiği ve bu nedenle maluliyetinin bulunduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihinde (2022 yılı) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu kanaatine varılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde yeniden yapılan değerlendirmede; davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olayın özelliğine, hak ve nesafete ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 08/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.415,50 TL karar harcından, davacıdan peşin alınan 341,55-TL karar harcının mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin 1.560,00 TL'sinin davalıdan, 1.560,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı yargılamada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı yargılamada kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olsa da, Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli 2024/29 Esas 2024/226 Karar sayılı kararı ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminatın kısmen reddi halinde davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 1.643,75-TL’nin (posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere), davanın kabul/ret oranına göre 821,87 TL’sinin ve davacıdan peşin alınan 547,70 TL başvuru ve karar harcı bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 210,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.169,40 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 1.379,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.