Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacının babası ... tarafından kurulan aile şirketi olduğunu, babalarının 04.02.2011 tarihinde ve faturadan sonra davacı ile kardeşleri ..., ...'ın hissedar olarak kaldıklarını, kardeşlerin velayeti altındaki çocukların da şirkette sembolik hissedar olduklarını, davacının sermayesi 500.000 adet paya ayrılmış 500.000 sermayeli davalı şirkette %33 paya tekabül eden 166.664 adet hisse sahibi olarak azlık haklarına da sahip olduğunu çoğunluğu elinde bulunduran pay sahiplerinin azlık hakkı sahibi davacıya fiili güç ve manevi baskı kullanması sonucu ortaya çıkan geçimsizliğin öncelikle davalı şirketin kar elde edememesi sonrasında ortaklığın amacı ile gelmesine sebep olduğunu, TTK m.531’de şirketin haklı nedenle feshinin düzenlendiğini, ceza davasına konu olacak düzeyde husumetin var olduğunu ve çoğunluk hakkının kötüye kullanıldığını, şirketin bu gün bakkal dükkanı gibi işletildiğini, bir önceki yıl karının bankadan alınan kredi ile sağlandığını, kimsenin dünyadaki ve piyasadaki gelişmelerden haberdar olmadığını, yıllardır ödenen telefon ücretlerinin benzin paralarının, dağıtılması gereken kar payının geçmiş borçlara mahsup edilmesi gibi karar ve uygulamalarla azlık hisseye sahip ortağın maddi müzakaya düşürülmeye çalıştığını, şirketin yapısının her an değişebileceği endişesi yaratılması ve diğer sayılı nedenlerin mevcut olduğunu, her birinin tek başına fesih sayılabilecek zikredilen hususların incelenmesine bile gerek olmaksızın şirketin derhal feshine karar verilmesini gerektiren diğer bir hususun ise hissedarlar arasındaki husumet olduğunu, bu husumetin şirket genel kurul ve yönetim kurulu toplantılara katılmamak zorunlu cenaze törenleri dışında karşılaşmamak, asla konuşmamak, ortak malların izale-i şuyu yoluyla satılması için dava açmak, nihayetinde iki kardeşin bir olup, ağabeylerini dövmeleri sebebiyle karakolluk ve mahkemelik olmak noktasına kadar geldiğini, genel kurul toplantılarında, davacı adına TTK m.420 uyarınca fınansal tabloların ve bunlara ilişkin konuların ertelenmesi talep edilmiş ise de çoğunluk pay sahiplerinin hükmü hiçe sayarak bu konulara ilişkin kararlar aldıklarını, bu karara karşı açılan iptal davacının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile görülmekte iken davanın mahkemece kabulünün kaçınılmaz olduğunun görülmesi üzerine davalı şirket yönetimince kabul edildiğini, çoğunluk pay sahiplerinin davacıyı dövdüklerini, hakaret ettiklerini, İstanbul ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı numarasıyla kardeşler hakkında ceza davası açıldığını, güvenlik kamerası görüntüleri ile inkar edilemeyecek kadar açık olduğunu, bu husumetin ortaklık amacının gerçekleştirilmesini ve ortaklığın devamını imkansız hale getirdiğini, ortaklığın kazanç elde edemez hale geldiğini, 203 odalı bir otel işleten şirketin 2015 yılı net karının 35.431 TL olduğunu, son 3 yıl karından kişi başına 636.366 TL dağıtılması gereken karm kağıt üzerinde kalıp nakit olarak elde edilemediğinden kar dağıtımı yapılamadığım, husumet ve ortaklığın yürütülemez hale gelmesi dışında kar elde edemeyen ortaklığın amacına ulaşmasının imkansızlığının kesinleşmiş olduğunu belirterek TTK m. 531 gereğince ortaklığın feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.