Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı borçludan ticari ilişki nedeniyle oluşan alacakları nedeniyle davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası İle ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca ve tüm ferilere itiraz ederek, takibin durduğunu ifade ederek, İtirazın iptali ile takibin devamını, Davalının %20’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesini, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına
;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yersiz ve mesnetsiz itirazının iptalini talep ettiklerini, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari alım satım ilişkisi mevcut olduğunu,ilşbu ilişki sonunda davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmesi gereken 2.687,90 TL cari hesap alacağı bulunmakta olduğunu, belirtilen 2.687,90 TL cari hesap alacağının davalı tarafından davacı şirkete ödenmemesi üzerine, alacaklarının tahsili amacıyla, davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından ödeme emrine 26/09/2016 tarihinde itiraz etmiş bulunduğundan, davalının tamamen kötü niyetle davacının alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla ileri sürülen haksız ve mesnetsiz itirazının iptali talebiyle huzurdaki davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu, huzurdaki davaya konu, icra takibine ilişkin alacağın, likit bir alacak olup, davalı şirketin %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2011/2782 E., 2011/8858 K. Numaralı ilgili kararında geçen icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağının mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması da gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenebilmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi mümkün nitelikte bulunması yeterli olup, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu, tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İcra İnkar tazminatı aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır." şeklindeki hükmü de davalarındaki talepleri açısından haklılıklarını göstermekte olduğunu beyanla, İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının davacıya alacağın en az %20’si oranında icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.