Başvurucu, yargılandığı ceza davasında, delillerin eksik toplandığını, hakkında hiçbir somut delil olmamasına karşın "masumiyet" ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkelerine aykırı olarak cezalandırıldığını, talimatla savunması alınarak "yüz yüzelik" ilkesinin ihlal edildiğini, ek savunması alınmadan iki kez cezalandırıldığını, hükmün gerekçe gösterilmeksizin hızlı şekilde onandığını belirterek, Anayasa'nın 19. , 36. , 38. , 40. ve 14 maddelerinde belirtilen haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş,
Başvurucu, yargılandığı ceza davasında, delillerin eksik toplandığını, hakkında hiçbir somut delil olmamasına karşın "masumiyet" ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkelerine aykırı olarak cezalandırıldığını, talimatla savunması alınarak "yüz yüzelik" ilkesinin ihlal edildiğini, ek savunması alınmadan iki kez cezalandırıldığını, hükmün gerekçe gösterilmeksizin hızlı şekilde onandığını belirterek, Anayasa'nın , , , ve maddelerinde belirtilen haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş, infazın durdurulması ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 27/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 19/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 18/7/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı, 17/10/2005 tarih ve E.2005/33897 sayılı iddianamesiyle başvurucunun "bilişim sistemleri ve banka aracı kılınarak dolandırıcılık" suçunu işlediğinden bahisle Kartal Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açmıştır. Anılan Mahkeme, 19/10/2005 tarih ve 2005/45 sayılı iddianame değerlendirme kararı ile yasal koşullara uygun hazırlanmadığı iddiasıyla bahse konu iddianameyi Kartal Cumhuriyet Başsavcılığına iade etmiştir. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı, 24/10/2005 tarih ve 2005/1831 sayılı yetkisizlik kararı ile dosyayı Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Başvurucu hakkında, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2/1/2006 tarih ve 2005/9903 Soruşturma numaralı iddianamesiyle "bilişim sistemini bozarak yarar sağlama" suçundan cezalandırılması istemiyle Alanya Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Anılan Mahkeme, 20/3/2012 tarih ve E.2006/25, K.2012/348 sayılı kararı ile, başvurucunun üzerine atılı suçtan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile ikişer kez cezalandırılmasına karar vermiştir. Söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Ceza Dairesinin 26/11/2013 tarih ve E.2013/27445, K.2013/27620 sayılı ilamı ile hüküm onanarak kesinleşmiştir. Yargılama dosyası 24/12/2013 tarihinde ilk derece Mahkemesine ulaşmıştır. UYAP sisteminden alınıp içeriği teyit edilen 27/12/2013 tarihli dilekçeye göre, başvurucu vekili, tevkil de dahil olmak üzere her türlü hukuki işlemi yapmak üzere yetkilendirdiği avukat vasıtasıyla dilekçe tarihinde dosyanın fotokopisini almıştır. Başvuru, 27/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştırB. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Nitelikli hırsızlık” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “(2) Suçun; …e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle, …İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur…”