(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/16177 E. , 2012/600 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağı…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/16177 E. , 2012/600 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı arsa sahibi, yapının 30.05.1993 olan teslim tarihine rağmen uzun süre teslim edilmediğini, gecikmeden kaynaklanan kira alacakları bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur. Yüklenici şirket temsilcisi ise yapıda arsa sahibinin talebiyle tadilatlar ve fazla işler meydana getirildiğini, arsa sahibinin edimlerini yerine getirmediğini, davanın kabulü gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece, dava konusu yapılan bağımsız bölümlerin yükleniciye ait olduğuna dair sözleşme ve kayıt bulunmadığından ve yüklenici edimlerini yerine getirmediğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Davalılar arasında 19.08.1992 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenici bina yapım işini finansını sağlayarak üstlenmekte buna karşılık da arsa sahibi ona arsadaki bir kısım pay mülkiyetini geçirmektedir. Bu niteliği itibariyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri iki tipli karma sözleşmelerdir. Burada eser sözleşmesinin konusu olan inşaat yapma edimi ile gayrimenkul satım sözleşmesindeki mülkiyet nakli edimi bir araya gelmektedir. Eser sözleşmesi Bir şekle bağlı olmasa da arsa sahibi taşınmazdaki bir bölüm mülkiyeti yükleniciye geçirmek zorunda olduğundan sözleşmenin Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunun 60. maddeleri uyarınca tapu sicil müdürlüğünde veya noterlerce düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Kanun sözleşmenin geçerliliği (sıhati) için resmi şekil aradığından emredici kural gereği resmi şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler geçersizdir. Kısaca, ifade etmek gerekirse davalılar arasındaki 19.08.1992 tarihinde düzenlenen sözleşme adi yazılı şekle uyularak yapıldığından geçerli bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay uygulamasında şekil eksikliğinin bazı koşulların varlığı halinde ileri sürülemeyeceği, ileri sürülürse bu durumun hakkın kötüye kullanılması kuralına uygun düşmeyeceği kabul edilmektedir. Şekil eksikliğinin ileri sürülememesini gerektiren ilk durum, edimlerin karşılıklı olarak tümüyle veya önemli oranda yerine getirilmiş olması ikinci durum ise geçersiz sözleşmeye rağmen arsa payının arsa sahibi tarafından yükleniciye geçirilmiş bulunması halidir.