10. Hukuk Dairesi 2024/4859 E. , 2024/5811 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2282 E., 2024/623 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/115 E., 2022/200 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanmasına ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzeri…
**10. Hukuk Dairesi 2024/4859 E. , 2024/5811 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2282 E., 2024/623 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/115 E., 2022/200 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanmasına ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacını babasından dolayı aldığı yetim aylığının, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı iddiasıyla davalı Kurum kesildiğini, Kurum işleminin hukuksuz olduğunu beyan ederek iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...tüm dosya kapsamı, toplanın deliller, konu ile ilgili yasal mevzuat ve konusunda uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile boşandığı eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşama olgusunun 29.03.2016-15.03.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği sonucuna ulaşılmış, davacıya 01.10.2012 tarihinden geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlanması, birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği 29.03.2016 tarihini takip eden ödeme tarihi itibariyle ölüm aylığının kesilmesi ve birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği eşinin vefat tarihi olan 15.03.2017 tarihini takip eden ödeme dönemi itibariyle yeniden ölüm aylığı bağlanması gerektiği, 35.189,81 TL aylık ve 1.407,59 TL ek ödeme olmak üzere toplam 36.597,40 TL alacağının bulunduğunun tespiti ile söz konusu tutarın 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesindeki üç aylık işlem süresi dikkate alınmak suretiyle ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği" gerekçesi ile "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; 1- Davacıya 01.10.2012 tarihinden geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlanması, birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği 29.03.2016 tarihini takip eden ödeme tarihi itibariyle ölüm aylığının kesilmesi ve birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği eşinin vefat tarihi olan 15.03.2017 tarihini takip eden ödeme dönemi itibariyle yeniden ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 2- 35.189,81 TL aylık ve 1.407,59 TL ek ödeme olmak üzere toplam 36.597,40 TL alacağının bulunduğunun tespiti ile söz konusu tutarın 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesindeki üç aylık işlem süresi dikkate alınmak suretiyle ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine, 3- Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşi ...'ın 17.12.2016 tarihinde Türkiye'ye geldiğini, birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmediğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... tüm dosya kapsamından, davacının annesinin 05.07.2010 tarihinde vefat ettiği, davacının 03.02.2011 tarihli ölüm aylığı tahsisi isteminin Hollanda'da 22.08.2011 tarihine kadar devam eden çalışması nedeni ile reddedildiği, davacının tekrar 26.09.2017 tarihinde ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiği, Kurumun davacıya 01.10.2012 tarihinden geçerli ölüm aylığı tahsis ettiği, ancak davacının 14.02.2019 tarihli dilekçesi ile 08.01.1997 tarihinde yurt dışında kesinleşen ilam ile boşandığı eşi ... ile ölüm tarihi olan 15.03.2017 tarihine kadar birlikte yaşadıklarını beyan etmesi üzerine henüz ödenmemiş aylıkların 01.04.2017 tarihinden sonrasına ilişkin olanların davacıya iadesine karar verildiği, Hollanda Sosyal Güvenlik merciinden gelen evraklardan 29.03.2016 tarihi itibariyle davacı ile boşandığı eşinin adreslerinin aynı olduğu, davacının Kuruma 15.04.2019 tarihinde intikal eden dilekçesinde de boşandığı eşi ile 29.03.2016 tarihinden, vefat ettiği 15.03.2017 tarihine kadar birlikte yaşadıklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararında, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56 ve 96 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.