4. Hukuk Dairesi 2009/11540 E. , 2010/11614 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/09/2006 gününde verilen dilekçe ile nişanın bozulması nedeniyle alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 30/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden be…
**4. Hukuk Dairesi 2009/11540 E. , 2010/11614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/09/2006 gününde verilen dilekçe ile nişanın bozulması nedeniyle alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 30/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/11/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı asil ....ve vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Tarafların diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem reddedilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Davacı, davalı ile aralarında nişanlılık ilişkisi bulunduğunu, nişan hediyesi olarak davalıya araba ve taşınmaz satın aldığını, nişanın davalı tarafından haksız olarak sona erdirildiğini ileri sürerek, nişanın bozulması nedeniyle uğradığı manevi zararının, nişan hediyesi olarak verdiği araba bedelinin, aracı kullanmaktan kaynaklanan zararının ödetilmesine ve taşınmazın geri alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ise, davacı ile aralarında nişanlılık ilişkisi bulunmadığını, aynı avukatlık bürosunda ortak olarak çalıştıklarını, araba ve taşınmazı kendi parası ile aldığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, taraflar arasında geleneklere uygun nişan yapılmadığı, resmi olmayan biçimde ortaklık ilişkisi bulunduğu, taraflar arasındaki gönül ilişkisinin nişanlanma değil "…gayrı ahlaki bir yaşam tarzı…" olduğu ve "…gayrı ahlaki bir sonuç elde etmek için …" verilen şeyin geri istenemeyeceği belirtilerek istemin reddine karar verilmiştir. Ne var ki taraflar arasında nişanlanma ilişkisinin olmadığı belirtilmek amacıyla da olsa "gayri ahlaki ilişki" ve "... gayrı ahlaki yaşam tarzı…" bulunduğu biçimindeki niteleme, dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmasına, yerel mahkeme gerekçesine uygun olmadığından; bu bölümün hüküm gerekçesine yazılması doğru olmamıştır. 2009/11540-2010/11614