8. Hukuk Dairesi 2013/2645 E. , 2014/1206 K. "" MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/12/2009 NUMARASI : 2009/451-2009/667 H.. H.. ile A.. O.. aralarındaki tapu iptali ve yıkım davasının reddine dair Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.12.2009 gün ve 451/667 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı H.. H.. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı H.. H.. vekili, davalıya ait 144 ada…
**8. Hukuk Dairesi 2013/2645 E. , 2014/1206 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/12/2009 NUMARASI : 2009/451-2009/667 H.. H.. ile A.. O.. aralarındaki tapu iptali ve yıkım davasının reddine dair Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.12.2009 gün ve 451/667 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı H.. H.. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı H.. H.. vekili, davalıya ait 144 ada 26 parselin 41,03 m2'lik kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu açıklayarak bu kapsamda kalan bölümün tapu kaydının iptaliyle kıyı olarak terkinine ve üzerindeki muhdesatın kal'ine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kesinleşen bir kıyı kenar çizgisinin bulunmadığını, idare tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisinin kendilerine tebliğ edilmediğini, ayrıca idarenin belirlemiş olduğu kıyı kenar çizgisinin iptali için İdare Mahkemesinde açtıkları davanın beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı H.. H.. vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen cümlede: "Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3.maddesi ile aynı Kanuna eklenen geçici 10.maddesinde ise; “Bu Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle yasanın yürürlük tarihinden sonra H.. H..'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, Yerel Mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 gün ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2.maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3.maddesiyle 3402 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.