4. Hukuk Dairesi 2009/14066 E. , 2010/10294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 04/12/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/12/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafınd
**4. Hukuk Dairesi 2009/14066 E. , 2010/10294 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 04/12/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/12/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Öteki temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan destekten yoksun kalma zararı ile manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Yerel mahkemece benimsenen destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda, desteğin asgari ücret düzeyinde geliri olacağı varsayılarak hesap yapılmıştır. Oysa davacılar tarafından dosyaya sunulan vergi levhası, ... Sanayi ve Ticaret Odası belgesi, inşaat çalışma fotoğrafları gibi kanıtlardan desteğin inşaat restorasyon ustası olduğuna ilişkin belirtiler olduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda davacıların bildirdiği tanıklar dinlenip ilgili meslek odasından sorularak belirlenecek destek geliri üzerinden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplatılması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olaydaki kusur durumu, davacıların ölene olan yakınlıkları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. c)Yargı harçları, 492 sayılı Harçlar Yasası'nda düzenlenmiş olup anılan Yasa'nın 2/1 ve 15. maddeleri gereğince yargı harçları, (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi, işlemin türü ve niteliğine göre maktu olarak alınır. (1) Sayılı Tarife'nin A/III ve izleyen maddeleri gereğince karar ve ilam harcı; konusu belli bir değer ile ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi durumunda, kabul edilen değer üzerinden nispi, istemin tümden reddedildiği durumlarda ise maktu olarak alınır. Tarifede yer alan düzenlemeler gereğince karar ve ilam harcı, kabul edilen tutar üzerinden belirlenip davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Davanın kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılamaz. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacıların peşin yatırdığı harcın tamamının davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderleri arasına katılarak haklılık oranında taraflar arasında paylaştırılmış olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b ve c) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.