10. Hukuk Dairesi 2019/5839 E. , 2020/3567 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2015/153-2019/210 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararından sonra ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın 282,358 sicil nolu işyerindeki 1980/2 dönemi için 60 gün, 1980/3 dönemi için 90 gün, 1980/4 dönemi için 90 gün, 1981/1 dönemi için 90 gün olmak üzere toplam 420 gün için SSK'ya yapılan ödemelerin Bağ-Kur primi olarak değiştir…
**10. Hukuk Dairesi 2019/5839 E. , 2020/3567 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2015/153-2019/210 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararından sonra ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın 282,358 sicil nolu işyerindeki 1980/2 dönemi için 60 gün, 1980/3 dönemi için 90 gün, 1980/4 dönemi için 90 gün, 1981/1 dönemi için 90 gün olmak üzere toplam 420 gün için SSK'ya yapılan ödemelerin Bağ-Kur primi olarak değiştirilmesi talebinin reddine, 26/05/1986 - 10/10/1988 tarihleri arasında ... unvanlı işyerindeki çalışmanın ...'ya ait olduğu ispat edilemediğinden bu işyerine ilişkin birleşen davadaki davacının taleplerinin reddine, diğer talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, ... vekili ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.