10. Hukuk Dairesi 2013/3033 E. , 2013/25105 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/211-2012/991 Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Dr. ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava; 09.03.2009 tarihli iş kaz
**10. Hukuk Dairesi 2013/3033 E. , 2013/25105 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/211-2012/991 Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Dr. ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava; 09.03.2009 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunudur. 1)5510 sayılı Kanunun İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin sorumluluğunu düzenleyen 21’inci madde hükmü, sigortalıya ya da ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin işverenden rücuan tahsili koşulları düzenlenmiş olup; işverenin sorumluluğu için, zarara uğrayanın sigortalı olması, zararı meydana getiren olayın iş kazası veya meslek hastalığı niteliğinde bulunması, zararın meydana gelmesinde işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin ve bu hareket ile meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Buradan, işverenin, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliğine ilişkin mevzuatın kendisine yüklediği, objektif olarak mümkün olan tüm tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığı şeklinde sosyal sigorta riskinin gerçekleşmesi halinde, kusur esasına göre meydana gelen zararlardan Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı rücuan sorumlu olduğu sonucu çıkarılmaktadır. Somut olayda, derdest ceza dosyasında alınan kusur raporunda; davalılar ..., ...'nun 2. derece, ...'ın 1. derece, sigortalının ise 3. derece kusurlu bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakta olup, hükme esas alınan kusur raporunda ise; davalı işverenin % 75, sigortalının ise % 25 oranında kusurlu bulunduğu görülmüştür. Mahkemece ceza dosyası celbedilerek; raporlar arasındaki çelişki; İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak raporla giderilmelidir. 2)Dosya içerisinde Kurum tarafından gönderilen haksahiplerine bağlanan ilk peşin değerli gelire ilişkin cevabi yazıda belirtilen ilk peşin değerli gelirlere ilişkin tutarlar ile dava dilekçesi ekinde yer alan hak sahiplerine ilişkin peşin sermaye değeri hesapları tablolarındaki tutarlar arasındaki çelişki olduğu anlaşılmakla; çelişkinin nedeni davalı Kurumdan sorularak varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca kusur raporları arasındaki ve peşin sermaye değeri miktarlarına ilişkin çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.