8. Hukuk Dairesi 2017/8982 E. , 2018/1024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, vesayet altına alınmasına yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vasi adayı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; kısıtlı adayının akli melekelerinin yerinde olmadığını ve mevcut ve ortak mal varlığı üzerinde kendisini zara
**8. Hukuk Dairesi 2017/8982 E. , 2018/1024 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, vesayet altına alınmasına yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vasi adayı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; kısıtlı adayının akli melekelerinin yerinde olmadığını ve mevcut ve ortak mal varlığı üzerinde kendisini zarara uğratacak muamele ve tasarrufta bulunduğunu bu nedenlerle kısıtlanmasını ve vasi atanmasını istemiştir. Kısıtlı adayı; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 28.01.2016 tarihli raporu ile Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 20.10.2015 tarihli raporda kısıtlı adayının fiil ehliyetine sahip olduğu, kısıtlanmasının ve vasi tayin edilmesinin gerek olmadığı bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. ve 406. maddeleri kapsamında kalan, akıl sağlığı, malvarlığını kötü yönetme, savurganlık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir. 1-TMK'nun 405. maddesi yönünden yapılan inceleme; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin bu konuya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-TMK'nun 406. maddesi yönünden yapılan inceleme; Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesinde ''Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.'' hükmü yer almaktadır. Mahkemece hükme esas alınan raporlarda, şahsa vasi tayini gerekmediği belirtilmiş olup sadece TMK'nun 405. maddesi bakımından değerlendirme yapılmıştır. Oysa ki dava dilekçesinde kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da mevcuttur. Mahkemece TMK'nun 406. maddesi uyarınca araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece kendiliğinden araştırma yapılabileceği de gözetilerek, tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 22.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.