8. Ceza Dairesi 2024/18446 E. , 2024/5640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi SAYISI :2018/583 E., 2019/898 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası
**8. Ceza Dairesi 2024/18446 E. , 2024/5640 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi SAYISI :2018/583 E., 2019/898 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2016 tarih ve 2016/228 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar ... ..., ... ..., ... ..., ... ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2016 tarih ve 2016/229 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 3. Birleştirilerek görülen davada Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesi' nin 14.12.2017 tarihli kararıyla sanıklar ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 22.05.2019 tarih ve 2018/583 Esas, 2019/898 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının kaldırılmasına, sanıklar ... ..., ... ..., ... ..., ... ...' ın, 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, suça sürüklenen çocuk ... ...' in, 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraat etmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlerle hukuka ve hakkaniyete aykırı kararın bozulması gerektiğine, tüm takdiri indirimlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına, uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığına, tekerrür hükümlerinin ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun tamamlanmamış olması nedeniyle teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin uygulanmadığına, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçeyle takdiri indirim uygulanmadığına, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, hüküm fıkrası ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının uyumlu olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine, somut olay ile uygulanan kanun maddelerinin uyumlu olmadığına, sair sebeplerle usule, yasaya ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ...' in temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, re'sen belirlenecek nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 4. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmadığına, tanık beyanlarının taraflı olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 5. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan tayin edilen cezanın hukuka aykırı olduğuna, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, istinaf mahkemesi tarafından yanılgıya düşülerek ceza tayin edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine, katılanın kendi isteği ile evden ayrılıp araca bindiğine, katılanın fiziksel bir cebir kullanılarak araca bindirildiğine dair dosyada iddia bulunmadığına, katılan ve tanık beyanlarında hayatın olağan akışına aykırılıklar olduğuna, re'sen dikkate alınacak nedenlerle mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...' in, katılan ...' i evinden zorla alarak, Mini Köşk isimli apartman dairesine götürdükleri, burada diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte müştekiyi tutarak ve darp ederek, cebir, tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince; sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı birden fazla kişi ile birlikte cebir kullanmak sureti ile katılanı hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediklerine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; "...sanıklardan ... ...'ın husumetli olduğu ...'le katılanın yakınlığından rahatsızlık duyması ve katılanın ...'nin ajanı olduğunu düşünmesi nedeniyle, sanıklar ve SSÇ'nin fikir ve eylem birliği içerisinde katılanı rızası dışında evinden alarak Mini Köşk diye bilinen yere getirdikleri, sanıklardan ...'ın katılanı ... ile ilgili olarak sorguladığı, verdiği cevaplara kızarak tokat attıkları, sanık ...'in katılanın burnuna kafa attığı ana kadar katılanı burada zorla tuttukları anlaşımlakla; sanıklar ve SSÇ'nin fikir ve eylem birliği içerisinde katılana karşı cebir ve tehdit uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri,..." kabul edilerek sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümleri kaldırılarak katılana karşı cebirle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ...' in yüzüne karşı verilen hükme yönelik yasal süre içerisinde temyiz dilekçesi sunduğu ancak temyiz dilekçesinde gerekçe belirtilmediği, ancak gerekçeli kararın ve yapılan tebligatın 5271 sayılı Kanunun 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtarat içermediği anlaşıldığından, sanık ... hakkında, müdafiinin temyiz sebepleri içeren dilekçesi kapsamında inceleme yapılması gerektiği belirlenerek tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1. Dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, katılan hakkında düzenlenen adli rapor, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ... müdafiinin, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraat etmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına, uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığına, suçun tamamlanmamış olması nedeniyle teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin uygulanmadığına, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, hüküm fıkrası ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının uyumlu olmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine, somut olay ile uygulanan kanun maddelerinin uyumlu olmadığına, sanık ...' in, atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmadığına, tanık beyanlarının taraflı olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık ... ve müdafiinin, tayin edilen cezanın hukuka aykırı olduğuna, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, istinaf mahkemesi tarafından yanılgıya düşülerek ceza tayin edildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine, katılanın kendi isteği ile evden ayrılıp araca bindiğine, katılanın fiziksel bir cebir kullanılarak araca bindirildiğine dair dosyada iddia bulunmadığına, katılan ve tanık beyanlarında hayatın olağan akışına aykırılıklar olduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim uygulandığından bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3. Dava konusu olayda tekerrür ve zincirleme suç hükümleri uygulanmadığından bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 4. Sanıklara verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 22.05.2019 tarih ve 2018/583 Esas, 2019/898 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.