Başvurucu, hakkında açılan kamu davası nedeniyle 5 yıldır tutuklu bulunması nedeniyle Anayasa’nın 19. maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tahliye ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, hakkında açılan kamu davası nedeniyle 5 yıldır tutuklu bulunması nedeniyle Anayasa’nın maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tahliye ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru 21/1/2014 tarihinde Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvuruda Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu tahrik altında adam öldürme isnadıyla 21/8/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve Sincan Sulh Ceza Mahkemesinin 22/8/2009 tarih ve 2009/168 Değişik İş sayılı kararıyla “üzerine atılı kasten öldürme, adam öldürme, ruhsatsız ateşli silah bulundurma suçunun vasıf ve mahiyeti, işleniş şekli, mevcut delil durumu delillerin toplanmamış olması ve müsnet suçun CMK. 100/3-a- 2 maddesinde sayılı suçlardan olması” gerekçesiyle tutuklanmıştır. Başvurucu hakkında Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının 17/9/2009 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılmış ve başvurucunun tasarlayarak haksız tahrik altında adam öldürme ve ruhsatsız tabanca taşıma suçlarından cezalandırılması talep edilmiştir. Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/249 Esas sayılı dosyasındaki yargılama kapsamında ilk duruşma 12/11/2009 tarihinde yapılmıştır. Sincan Ağır Ceza Mahkemesince 12/11/2009 tarihli duruşmada “üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetine, mevcut delil durumu ” gerekçesiyle tutukluluğun devamına karar verilmiş ve soruşturma evresinde beyanları alınmış olan tanıkların dinlenmesi için duruşma 10/12/2009 tarihine bırakılmıştır. Sincan Ağır Ceza Mahkemesince 10/12/2009 tarihli duruşmada tanıklar dinlenmiş, Cumhuriyet Savcısı mütalaasını sunmuş ve sanık müdafiinin mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamak için talebi doğrultusunda duruşma 29/12/2009 tarihine bırakılmıştır. Sincan Ağır Ceza Mahkemesince 29/12/2009 tarihli Duruşmada sanığın, tahrik altında öldürme suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 24/4/2012 tarih ve E.2010/6666, K.2012/3140 sayılı ilamıyla “TCK'nun maddesinin uygulanması sırasında, alt ve üst sınırlar arasında alt sınıra yakın bir indirim yapılması yerine 12 yıl ceza verilerek sanığa eksik ceza tayini” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası yargılama Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/233 Esas sayılı dosyası üzerinden devam etmiş, ilk duruşmada “üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile atılı suç için yasada öngörülen ceza miktarı dikkate alınarak” başvurucunun tutukluluk halinin devamına karar verilmiş ve yargılama başvurucunun bozma ilamına karşı savunmasının alınması için ertelenmiştir. Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/233 Esas sayılı dosyasında 2/8/2012 tarihinde yapılan duruşmada sanık savunması alınmış ve tahrik altında öldürme suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve “hükmolunan cezanın niteliği ve süresi gözetilerek, ayrıca 5271 sayılı CMK’nun maddesinin fıkrasında sayılan suçlardan olması nazara alınarak” tutukluluğun devamına karar verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 26/11/2013 tarih ve E.2013/3343, K.2013/6968 sayılı ilamıyla “kararın bozulmasından sonra, yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma ilamı yanlış yorumlanarak, alt sınıra yakın bir hapis cezası tayini yerine, yazılı şekilde üst sınıra yakın 14 yıl hapis cezası tayin edilerek sanığa eksik ceza tayini,” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası yargılama Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/45 Esasına kaydedilmiş ve tensibin yapıldığı 17/1/2014 tarihinde “üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile atılı suç için yasada öngörülen ceza miktarı dikkate alınarak” başvurucunun tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına karar verilmiş ve yargılama başvurucunun bozma ilamına karşı savunmasının alınması için 13/2/2014 tarihine bırakılmıştır. Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/45 Esas sayılı dosyasında 13/2/2014 tarihinde yapılan duruşmada sanık savunması alınmış ve tahrik altında öldürme suçundan 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve “Yargılama sonucunda sanığın suçunun sabit görülmesi, verilen ceza miktarı gözetildiğinde olağan hayat akışına göre ceza süresinin sanığın kaçacağı yönünde karine oluşturması, adli kontrol tedbiri hallerinin sanığın kaçmasını engellemeye yeterli caydırıcılıkta olmaması, CMK'nun 100/3 maddesinde de "suçun işlendiği hususunda kuvvetli suç şüphesi sebebinin varlığı halinde tutuklama nedeni varsayılabilir" şeklinde karine oluşturacak düzenleme bulunması ve sanığın mahkûm olduğu suçun da CMK'nun 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olması karşısında tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu kanaatiyle CMK’nın 100/3-a ve maddeleri gereğince” tutukluluğun devamına karar verilmiştir. Başvurucu 21/1/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, hakkında verilen kararı 17/2/2014 tarihinde temyiz etmiştir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesi şöyledir:(1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi. 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.”