12. Ceza Dairesi 2021/6314 E. , 2023/3105 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3662 E., 2019/828 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayıl…
**12. Ceza Dairesi 2021/6314 E. , 2023/3105 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3662 E., 2019/828 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 23.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 21.03.2017-22.06.2016 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın 21.03.2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 13.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ayrıca davacının kendi kusurlu ve ihmali hareketleri sonucu tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, savunarak davanın reddini talep etmiştir. 3. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/219 Esas, 2018/465 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/3662 Esas, 2019/828 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2021 tarih, 2019/46831 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; doktor olan davacının nöbet, performans, döner sermaye bedellerine yönelik alacaklarının maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, ceza davası sebebiyle ödenen avukatlık ücreti ile noter masrafının da maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Mahkeme gerekçesinde "...İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezine yazılan müzekkerelere gelen cevabi yazılardan davacının tutuklu kaldığı dönemde davacıya yapılan maaş ve ek ödemelere ilişkin bordrolardan davacının tutuklu kaldığı dönemde maddi zararının olmadığı anlaşılmakla maddi tazminat talebinin redddine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı vekili davacının ceza davasındaki yargılamasında kendilerini vekil tayin ettiğini ve buna ilişkin avukatlık ücret sözleşmesini delil olarak sunmuş ise de; işbu sözleşmenin yargılama sonrası ve önceki tarihli olarak düzenlenmesi mümkün olduğundan bu kalem maddi tazminat talebi kabule şayan bulunmamıştır.Yine davacı vekilinin, müvekkilinin 100,00-TL'lik vekaletname tanzimi için notere masraf yaptığını ileri sürüp bu miktarın da maddi zarar olduğunu ve giderilmesini talep etmiş ise de; noterden tanzim edilen işbu vekaletname için yapılan masrafa ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediği anlaşıldığından bu kalem maddi zarar istemi de kabule şayan bulunmamıştır. Her ne kadar davacı vekili müvekkilinin yakınlarının tutuklu ziyaretlerini ve yapılan masrafları ileri sürerek bu hususu da tazminat kalemi olarak talep etmiş de; ceza evi masraflarının maddi tazminata dahil edilemeyeceği, Yargıtay 12 CD nin 24/04/2014 tarih 2014/1099 Esas 2014/10026 Karar sayılı kararında "bankadan emekli olan davacının bilahare başka bir işte çalışmadığı da nazara alındığından vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek tutuklulukta ve göz altında kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden belirlenen miktar ile yargılama aşamasında beraat nedeniyle lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarından serbest meslek makbuzu ile ödediği anlaşılan tutar düşüldükten sonra kalan miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacının cezaevi masrafları, ziyaret masrafları, çocuklarının ve davacının kredi borçları ile sağlık harcamaları, avukatın yol harcamaları ve benzeri giderlerinin ilave edilmesi suretiyle fazla maddi tazminata hükmedilmesi" denilmek suretiyle cezaevi masraflarının maddi tazminata dahil edilemeyeceğinin açıkca belirtildiği, bu nedenle davacının ceza evi harcamalarına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminatın belirlenmesine gelince; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, haksız olarak tutuklu kaldığı gün sayısı hususları; zenginleşme yasağı ilkesi ile birlikte gözetildiğinde, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile hak ve nesafet kurallarına göre takdiren 6.000,00-tl manevi tazminatın dava dilekçesine göre talep edilen faiz başlangıç tarihi haksız yakalama tarihi olan 21.03.2017'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... hazinesinden alınarak davacı ...'e ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davacı duruşmalarda kendisini vekaletnameli avukat aracılığı ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 845,00-TL vekalet ücretinin hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 16.000,00 TL şeklinde, değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/107-2018/64 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 21.03.2017-22.06.2017 tarihleri arasında 93 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 07.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır. 1. Davacının nöbet, performans, döner sermaye bedelleri dolayısıyla uğradığı iddia edilen maddi zararın ve vekalet verilmesi sırasında yapılan noter masrafının koruma tedbirleri sebebiyle tazminat davasına konu edilebilecek gerçek zarar kapsamında bulunmadığından davacı vekilinin bu kalemler nedeniyle maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir. Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar kapsamına alınması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunduğu tespit edilmiş ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/3662 Esas, 2019/828 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.