Başvuru, sürücü belgesinin geçici olarak alınmasına karşı yapılan itirazda kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki iddiaya ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sürücü belgesinin geçici olarak alınmasına karşı yapılan itirazda kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki iddiaya ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/1/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1986 doğumlu olup başvuru formunda mesleğinin yüksek mühendis olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu 22/7/2017 tarihinde İstanbul'un Fatih ilçesinde trafik ekiplerince alkol kontrolü amacıyla durdurulmuştur. Hususi otomobil kullanan araç sürücüleri için alkol sınırı 0,50 promildir. Saat 48'de nefes ölçümü sonucunda çıkan teknik rapora göre başvurucu 2,79 promil alkollüdür. Teknik cihazla yapılan ölçüm sonucunda ortaya çıkan promil miktarı dikkate alınarak başvurucu hakkında hem idari hem de cezai süreç başlatılmıştır.A. Başvurucu Hakkındaki Cezai Süreç Başvurucu, nöbetçi Cumhuriyet savcısının talimatıyla ilgili polis merkezine sevk edilmiştir. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesi kapsamında başvurucunun şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır. Başvurucu, trafik kontrolüne girmeden yaklaşık beş dakika önce boğaz rahatsızlığı nedeniyle ağız spreyi kullandığını ve ağız spreyinin alkol içerdiğini ileri sürmüştür. Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda başvurucunun ilgili polis merkezinden ATK'ya sevk edildiği, 22/7/2017 günü saat 35'te çıkan ATK raporuna göre tespit edilen alkol miktarının 0 promil olduğu belirtilmiştir. Başvurucu aynı gün serbest bırakılmıştır. Başvurucu hakkında 19/9/2017 tarihinde anılan suç kapsamında iddianame düzenlenmiştir. Duruşma günü olarak 7/12/2017 tarihi belirlenmiştir. Söz konusu tarihte yapılan duruşmada başvurucunun savunması alınmış, bu arada geçen süre içinde dosyaya yazılı beyanda bulunulmuştur. Ayrıca duruşma sırasında bir adli tıp uzmanı da bilirkişi olarak dinlenilmiştir. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, üzerine atılı suçu işlemediği sabit olduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında beraat kararı vermiştir. 7/12/2017 tarihli kararın gerekçesine dayanak olan hususlar duruşmada dinlenilen bilirkişinin beyanları ile olaydan iki saat sonra başvurucunun alkolsüz olduğunu belirten ATK raporudur. Karar, kanun yolu denetiminden geçmeksizin kesinleşmiştir.B. Başvurucu Hakkındaki İdari Süreç Kolluk görevlilerince 22/7/2017 günü saat 48'de düzenlenen tutanağa göre başvurucunun ehliyeti alkollü olarak araç kullandığı gerekçesiyle 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun maddesinin beşinci fıkrası uyarınca altı ay süreyle geri alınmıştır. Ayrıca aynı madde uyarınca başvurucu hakkında 2918 sayılı Kanun'un ek maddesi de gözetilerek 876 TL idari para cezası tesis edilmiştir. İdari Para Cezasına Karşı Yapılan İtirazla İlgili Süreç Başvurucu 3/8/2017 tarihinde nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak hakkında tesis edilen 876 TL idari para cezasının iptalini talep etmiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 1/11/2017 tarihli kararıyla başvurucu hakkında tesis edilen idari yaptırım kararının kaldırılmasına kesin olarak karar vermiştir. Gerekçede; yukarıda aktarılan olayların bir kısmına değinildikten sonra kalibrasyonu 10/11/2017 tarihine kadar devam eden alkol ölçüm cihazı ile kontrol yapıldığı ancak olaydan yaklaşık iki saat sonra başvurucunun ATK'ya sevk edildiği ve yapılan ölçümde başvurucunun 0 promil alkollü olduğunun tespit edildiği vurgulanmıştır. Daha sonra ATK'nın uygulamalarına göre kandaki alkol oranının her saat yaklaşık 0,15 promil düştüğünün kabul edildiği hatırlatılarak somut olayda çok daha yüksek bir düşüşün söz konusu olması nedeniyle başvurucunun ağız spreyi kullandığı yönündeki savunmasına itibar edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sürücü Ehliyetinin Alıkonulmasına Karşı Yapılan İtirazla İlgili Süreç Başvurucu 7/8/2017 tarihinde yine nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak ve ATK'nın raporundan bahsedip bu sefer sürücü ehliyetinin geçici olarak alıkonulması kararının iptalini talep etmiştir. Başvurucu söz konusu dilekçede; iş hayatı gereği her gün araba kullanmak zorunda olduğunu, iş hayatının sekteye uğradığını hatta işinden kovulma tehlikesiyle dahi karşı karşıya kaldığını belirtmiştir. Bu sebeple öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep etmiştir. Daha sonra 11/8/2017 tarihinde başvurucu, sunduğu ek dilekçede Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağı'na karşı açılan davalarda görevli mahkemelerin sulh ceza hâkimliklerinin olduğuna dair Uyuşmazlık Mahkemesi ve Yargıtay kararlarını eklemiştir. İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 4/9/2017 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde; sulh ceza hâkimliklerinin söz konusu olayda görevli olmadığı, görevli yerin idare mahkemelerinin olduğu, itirazın süresinde yapılmadığı, 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun'la değişik 2918 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca başvurucunun herhangi bir sağlık kuruluşuna sevk edilmediği belirtilmiştir. Başvurucu 5/10/2017 tarihinde idarenin cevabına karşı beyanda bulunmuştur. Bu kapsamda sulh ceza hâkimliklerinin görevli olduğuna dair ek beyan dilekçesini sunduğunu hatırlatmış, itiraz süresinin son gününün hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle itirazı süresinde yaptığını belirtmiş, ayrıca ATK'nın raporuna değinerek diğer savunmanın da yerinde olmadığını ileri sürmüştür. (Kapatılan) İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 20/11/2017 tarihinde itirazı reddetmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şu şekildedir:"...Her ne kadar muteriz itirazını 5326 sayılı kanunun maddesine göre belirtilen 15 (on beş) günlük süre içerisinde yapmış ve hakkında düzenlenen idari cezanın iptalini talep etmiş ise de; muterizin sunduğu itiraz dilekçesi ve ekleri, ceza tutanağını düzenleyen kurumca verilen cevabi yazıdaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, 22/07/2017 tarihinde yapılan alkol kontrolünde 34 ... plakalı araç sürücüsü Fırat Kılınç'ın 2,79 promil alkollü olduğu, alkol ölçümünde kullanılan cihazının 10/11/2017 tarihine kadar kalibrasyon ayarları yapıldığı, İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü A Bölgesi Trafik Denetleme Ekipler Amirliği tarafından 22/07/2017 tarihli, 317247 sıra numaralı geçici olarak sürücü belgesi geri alma tutanağına itiraz idari para cezasının usul ve yasaya uygun olduğu, muteriz vekilinin dilekçesinde ileri sürülen itiraz sebeplerinin ceza tutanağının aksini ispata yeterli olmadığı, bu sebeple dilekçe ve ceza tutanağı arasında çelişki olduğundan itirazın reddine karar verilmesi gerekmiştir." Başvurucu, söz konusu karara karşı (kapatılan) İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde itirazda bulunmuştur. İtiraz dilekçesinde başvurucu, başvurucu hakkında aynı konu sebebiyle daha önce tesis edilen idari para cezasının iptal edilmesine ilişkin İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğince verilen kesin nitelikteki karardan da bahsetmiştir. İtiraz mercii, (kapatılan) İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği kararının yerinde olduğunu belirterek itirazı 22/11/2017 tarihinde kesin olarak reddetmiştir. Bireysel başvuruya konu nihai karar 6/12/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Kararların gerekçeli olması" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.(2) Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir." 2918 sayılı Kanunu’nun "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır. ...Yapılan tespit sonucunda, 50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 407 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar. Yapılan tespit sonucunda, 00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır....Alkollü olarak araç kullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri ikinci defa geri alınan sürücüler Sağlık Bakanlığınca, usul ve esasları İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine; üç veya üçten fazla geri alınan sürücüler ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar.Sürücü belgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır.Bu madde hükümlerine göre geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesi için; ilgili kişi hakkında trafik kurallarına aykırılık dolayısıyla bu Kanun hükümlerine göre verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması; uyuşturucu veya uyarıcı madde alması nedeniyle sürücü belgesi geri alınanların ayrıca sürücü olmasında sakınca bulunmadığına dair resmi sağlık kurumlarından alınmış sağlık kurulu raporunun ibraz edilmesi şarttır.Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin tespiti için kullanılacak teknik cihazların sahip olacağı asgari koşullar ile diğer usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir” 18/7/1997 tarihli ve 23053 mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler etkisi altında araç sürme yasağı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve kanlarındaki alkol miktarı 20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.Trafik görevlilerince sürücüler her zaman alkol kontrolüne tabi tutulabilirler. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kontrolü ise durumundan şüphe edilen sürücüler üzerinde yapılır.Trafik görevlilerince sürücülerin alkol oranlarının tespitinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır:a) Sürücülerin alkol oranlarının tespitinde; tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış teknik cihazlar kullanılır.b) Yapılan ölçüm sonucunda yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen miktarlarda idari para cezası verilerek, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri birinci defasında altı ay, ikinci defasında iki yıl, üç veya üçten fazlasında ise her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır.c) Teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen miktarda idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.ç) Yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler ile teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen ve bu nedenle hakkında işlem yapılan sürücüler araç kullanmaktan men edilir.d) Yapılan tespit sonucunda 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen ve 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre işlem yapılan sürücüler, haklarında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir.e) 1,00 promilin altında alkollü olmasına rağmen, alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olduğu tutanakla tespit edilen sürücü, hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir.f) Teknik cihazla yapılan ölçüm sonucuna itiraz edilmesi durumunda tekrar ölçüm yapılmaz, yapılan işlemlere itiraz 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27 nci maddesi kapsamında ilgili mahkemelere yapılır...." 31/10/2011 tarihinde içişleri bakanının onayı ile yürürlüğe giren Trafik Denetimlerinde ve Trafik Kazalarında Alınacak Önlemlere İlişkin Yönerge’nin "Alkol test cihazı kullanımı ve ölçüm işlemi" başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi halihazırda şu şekildedir:"Ölçülen değerin gerçek alkol düzeyi olması için, alkol alımı ile ölçüm yapılan zaman arasında en az 20 dakikalık zaman geçmiş olmasına özen gösterilir. [Sürücü alkol aldıktan hemen sonra alkol testine tabi tutulur ise, sonuç yüksek bir değer çıkabilmektedir. Bunun nedeni, cihaza nefes üflenirken, ağız içerisinde (dişlerde, damakta, dilde) bulunan alkolün de gönderilmesidir. Bu değere ağız alkolü denilmektedir. Alkolmetre ile ölçüm yapan personel, ağız alkolü etkisinden arındırılmış ve doğrudan akciğerlerin derinliklerinden üflenmiş nefes olmasını sağlamak için, sürücünün son alkolü alma süresi üzerinden en az 20 dakika geçmesi beklenilmelidir.]" Yargıtay Ceza Dairesinin 24/12/2019 tarihli ve E.2019/5794 K.2019/12223 sayılı ilamının ilgili kısmı şöyledir:"...incelenen dosyada; olay gecesi aracı ile seyir halinde iken durdurulan sanığın saat 23:35'te alkolmetre ile yapılan ölçümde 1,00 promil alkollü olduğu, savunmasında yaklaşık yarım saattir araç kullanmakta olduğunu beyan ettiği ve yerleşik Adli Tıp uygulamalarında kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 15 promil azaldığı kabul edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde 1,00 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi..." Yargıtay Ceza Dairesinin 14/1/2020 tarihli ve E.2019/2639 K.2020/451 sayılı ilamının ilgili kısmı şöyledir:"...Dosya içeriğine göre olay günü, sanığın idaresindeki otomobille, meskun mahalde, gündüz vakti, tek yönlü parke kaplama yolda seyri sırasında, T şeklindeki kavşağa geldiğinde geçiş önceliğine uymayarak aracının ön sağ kısmıyla, gidiş yönüne doğru sağdan gelen motorlu bisikletin ön sol kısmına çarptığı, sanığın asli kusurlu şekilde bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabul edildiği gözetildiğinde sanığın olaydan yaklaşık 30 dakika sonra yapılan alkol muayenesine göre 95 promil alkollü olduğu gözetildiğinde sanığın kaza anında güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 100 promil üstünde alkollü olarak araç kullandığı tespit edildiği olayda;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur durumuna ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA..."