Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1755 E. , 2024/2722 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1755 Karar No : 2024/2722 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanak
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1755 E. , 2024/2722 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1755 Karar No : 2024/2722 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale ili, Ezine ilçesi hudutları dahilinde, S:... sayılı II(a) grubu işletme ruhsatını uhdesinde bulunduran davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13'üncü maddesi gereğince, 2019 yılı işletme ruhsat bedelinin tamamının süresi içerisinde yatırılmamış olması nedeniyle ruhsatın iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 2019 yılına ilişkin ruhsat bedelini ocak ayının sonuna kadar yatırmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince herhangi bir bildirime veya tebligata gerek olmaksızın yatırılmayan ruhsat bedelinin iki katının haziran ayı sonuna kadar yatırılması gerektiği aksi taktirde ruhsatın iptal edileceğinin düzenlenmesi karşısında haziran ayı sonu itibariyle de davacı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, buna karşın davalı idare tarafından davacının lehine olan eski mevzuat hükmü göz önüne alınarak davacının üç ay içerisinde ruhsat bedelini yatırması gerektiği aksi taktirde ruhsatın iptal edileceğinin 02/07/2019 tarihli işlemle davacıya bildirildiği, davacının KEP adresine 07/07/2019 tarihinde usulüne uygun tebligatın yapıldığı, ancak ruhsat bedelinin bu süre içerisinde de yatırılmaması üzerine 07/10/2019 tarihinde davacı şirkete ait maden ruhsatının iptal edildiği, bu durumda; davacı şirket tarafından sahibi olduğu maden ruhsatına ilişkin 2019 yılı ruhsat bedelinin gerek haziran ayının son gününe kadar süresi içerisinde gerekse de kendisine 07/07/2019 tarihinde usulüne uygun yapılan bildirime rağmen verilen üç aylık süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle maden ruhsatının 07/10/2019 tarihi itibariyla iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı şirket tarafından, dava konusu madene ilişkin işletme izninin alınamadığından bahisle ruhsat bedelini ödemediği ileri sürülmüşse de, işletme izninin alınmamış olmasının ruhsat bedelinin ödenmesine engel olmadığı gibi işletme izninin bulunmamasının davacının ruhsat bedelini ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı açık olduğundan, davacı tarafın bu yöndeki iddialarına da itibar edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işletme izni için alınması gerekli izinlerin taleplerini yaptığı, ÇED gerekli değildir kararı ve işyeri açma çalışma ruhsatını aldığını kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle işletme iznini alamadığını, imkansızlık hali söz konusu iken ruhsat bedeli alınmaması gerektiği, söz konusu imkansız hal devam ediyorken ruhsatın da iptali işleminin müktesep haklarını ihlal ettiğini, ruhsat bedeli tahsilinin mevcut imkansızlık ortadan kalkıncaya dek askıya alınması gerektiğinden işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 09/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.