11. Ceza Dairesi 2023/1384 E. , 2024/4078 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2828 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ :... ŞÜPHELİLER : ..., ..., ..., ..., ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.05.2021 tarihli…
**11. Ceza Dairesi 2023/1384 E. , 2024/4078 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2828 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ :... ŞÜPHELİLER : ..., ..., ..., ..., ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.05.2021 tarihli ve 2021/2828 Değişik İş sayılı kararına yönelik Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2021/21760 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32629 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32629 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/06/2020 tarihli ve 2018/16535 soruşturma, 2020/35512 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, müşteki vekili tarafından soruşturmaya ilişkin ortaya çıkan yeni delil nazara alınarak şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik talepte bulunulması üzerine, merci mahkemesince talebin anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz olarak değerlendirilerek itirazın reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/1. maddesinde yer alan, “suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” ve 172/2. maddesinde yer alan "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" şeklindeki düzenlemeler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31/10/2017 tarihli ve 2017/15-186 esas, 2017/450 karar sayılı ilamında yer alan, "...01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nun 172. maddesinin ikinci fıkrasıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni bir delil meydana çıkmadan Cumhuriyet savcısınca kendiliğinden kamu davası açılamayacağı hüküm altına alınmış, ancak 06.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 680 sayılı KHK ile ayrıca, elde edilen yeni delilin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak nitelikte olması ve sulh ceza hakimliğince bu konuda bir karar verilmesi şartlarına bağlanmıştır." ile Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/06/2015 tarihli ve 2013/7-700 esas, 2015/241 karar sayılı ilamında yer alan, "... CMK'nun 172/2. maddesinde yer alan "yeni delil" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Dava açmaya yetecek kadar güçlü elverişlilikte veya kovuşturmama kararının nedenini ortadan kaldırıcı ve ayrıca davanın da açılmasını sağlayacak kuvvette, suç şüphesini kuvvetlendirici nitelikte bulunması gerekir. Bu nitelikte yeni bir delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcısı işe tekrar el atarak, iddianame düzenleyebilecek, kabulü halinde kamu davası açılmış olacaktır." şeklindeki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra, yeni delil ortaya çıkmadıkça ve bu hususta ilgili hakimlikçe bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılmasının mümkün olmadığı, Somut incelemeye konu dosyada, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02/06/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının 10/06/2020 tarihinde usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi sonrası, müşteki vekilinin 29/03/2021 havale tarihli dilekçesi ile 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi uyarınca dosyada yeni delil elde edildiğinden bahisle talepte bulunması üzerine, müşteki vekilinin talebinde gerekçe gösterilen hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekip gerekmediği konusunda merciince talebin kabulü ya da reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." denilmektedir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheliler hakkında atılı suçtan yapılan soruşturma neticesinde, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarihli ve 2018/216535 Soruşturma, 2020/35512 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bahse konu kararın 10.06.2020 tarihinde usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi sonrası itiraz edilmeksizin kesinleştiği, şikâyetçi vekilinin 29.03.2021 havale tarihli dilekçesi ile yeni delil ortaya çıktığını beyan ederek 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca talepte bulunduğu, ancak bu dilekçe kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz mahiyetinde değerlendirilerek, İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.05.2021 tarihli ve 2021/2828 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, anılan dilekçenin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz mahiyeti taşımadığı, merci tarafından şikâyetçi vekilinin talebinde gösterilen hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekip gerekmediği konusunda gerekçesi de gösterilerek bir karar verilmesi yerine, dilekçenin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz olduğu değerlendirilerek ret kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.05.2021 tarihli ve 2021/2828 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.