(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/1103 E. , 2013/30850 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, cezai şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalının taraflar arasında imza…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/1103 E. , 2013/30850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, cezai şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalının taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi uyarınca 01.09.2010 tarihinde müvekkili kurumda kooperatif eğitimi verilerek çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 5. maddesinde sözleşmenin süresinin 3 yıl olduğunun belirlendiğini, ancak sözleşmenin davalı tarafça maliye bakanlığı gelir uzman yardımcılığına başlaması nedeni ile 07.03.2011 tarihinde feshedildiğini, iş sözleşmesinin 5. maddesi ve eki taahhütname hükmüne göre davalı tarafça müvekkiline giydirilmiş en son aylık ücretinin 5 ayık tutarı kadar nakden ve defaten tazminat ödenmesi gerektiği halde davalının ödeme yapmadığını, davalının müvekkili kuruma ödemesi gereken tutarın 8.663,32 TL olduğunu, bu tutardan davalının kurumdan alacaklı olduğu 346,68 TL düşüldükten sonra davalının müvekili kuruma 8.316,64 TL.ödemesi gerektiğini iddia ederek, davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, taahhütname imzaladığını kabul ettiğini, ancak asgari süreli hizmet sözleşmesine rağmen gelir uzmanlığı sınavını kazandığını ve bu işi yapmak için işi bıraktığını, mazeretinin geçerli bir mazeret olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede her ne kadar sözleşmenin asgari süreli hizmet sözleşmesi olduğu belirtilmiş ise de; sözleşmenin yapılacak iş ve çalışılacak yer bölümleri incelendiğinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde düzenlendiği şekilde belirli süreli sözleşme yapmayı gerektirir şartlar bulunmadığından taraflar arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli sözleşme niteliğinde olduğu, işçinin belirsiz süreli hizmet sözleşmesini haksız olarak feshetmesi nedeniyle işverenin ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunduğu, üniversite mezunu olan davalı işçinin sözleşmeye göre 3 yıl süreyle asgari ücretle çalışmasını istemenin işçi aleyhine bir düzenleme olduğu, cezai şartın amacının ise kooperatifçilik eğitimi verilen personeli iş gücünün devamlılığını sağlamak amacıyla kurumda tutmaya yönelik olduğu, davalının memuriyete girmek için davacı işyerinden ayrıldığı, davalıya cezai şartın uygulanmasının hakkaniyete ve belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Cezai şart, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır.