3. Hukuk Dairesi 2022/4557 E. , 2022/6673 K. "" ... 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya iç…
**3. Hukuk Dairesi 2022/4557 E. , 2022/6673 K.** **"İçtihat Metni"** ... 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 02/02/2015 tarihli sözleşme ile ... İli ... İlçesinde bulunan 3.000 metrekare arsanın devri konusunda davalı ile anlaştıklarını, sözleşmeyi tanıklar huzurunda imzaladıklarını, davacının ecrimisil ödeyerek Hazine adına kayıtlı tarım arazisini satın alma hakkını kazandığını ve taşınmazı devraldıktan sonra kendisine devretmeyi vaadettiğini, devir bedeli olarak sözleşmede belirtilen 140.000 TL'yi davalıya ödediğini, ancak devrin gerçekleşmediğini, ödenen bedelin iadesi için başlatılan takibe davalı tarafça haksız itiraz edildiğini iddia ederek; takibe yapılan itirazın iptali ile lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı; sözleşme hükmünü yerine getirdiğini, araziyi telle çevirerek davalıya teslim ettiğini, arazinin beş yıldır davacının kullanımında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; tapuya kayıtlı taşınmazların devrinin resmi şekilde yapılması gerektiği, satış vaadi sözleşmesinin de adi yazılı şekilde düzenlenemeyeceği, taraflar arasında imzalanan sözleşme geçersiz olduğundan davalının aldığı bedeli iade ile yükümlü olduğu, temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 140.000 TL asıl alacak yönünden takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karar, davalı tarafça istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince; sözleşmenin geçersiz olduğu ve tarafların aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile yükümlü olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir. Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun "Sözleşmelerin yorumu başlıklı 19. maddesine göre; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Sözleşmenin yorumunda amaç, taraflarının birbirine uygun gerçek iradelerini tespit edebilmektir. Sözleşme yorumlanırken öncelikle tarafların kullandıkları ifadeler ve kelimeler dikkate alınmalı ancak bunlar metnin bütünlüğü içinde