Başvuru, idari gözetim altına alınması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari gözetim altına alınması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/12/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonun 30/12/2019 tarihli kararıyla başvurucunun ülkesine sınır dışı edilmesine dair işleminin tedbiren durdurulması talebi reddedilmiş, adli yardım talebi kabul edilmiştir. Komisyon; başvurunun kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiası yönünden başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: 1992 doğumlu ve Irak vatandaşı olan başvurucu, ülkesindeki terör eylemlerinden kaçarak Türkiye'ye geldiğini ifade etmiştir. Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği isnadıyla ceza soruşturması başlatılarak ardından ceza davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda Samsun Ağır Ceza Mahkemesinin 4/12/2018 tarihli kararıyla başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Samsun Valiliğinin (Valilik) 4/12/2019 tarihli kararıyla 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu düzeni veya kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturduğu gerekçesiyle başvurucunun sınır dışı edilmesine ve 5/12/2019 tarihinde 6 ay süreyle idari gözetim altına alınmasına karar verilmiştir. Başvurucunun idari gözetim altına alınma kararına karşı yaptığı itiraz, Samsun Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/12/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu 26/12/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu; bireysel başvuru tarihinden sonra sınır dışı işlemine karşı iptal davası açmış, Samsun İdare Mahkemesinin 17/9/2020 tarihli kararıyla davacının gönüllü geri dönüş talebinde bulunması sebebiyle 23/7/2020 tarihinde Habur Sınır Kapısı'ndan ülkesi Irak'a çıkış yaptığı tespit edilerek dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.