12. Ceza Dairesi 2013/6000 E. , 2013/25779 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Görüntü ve seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2.cümle, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet. Görüntü ve seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayatın gizlili
**12. Ceza Dairesi 2013/6000 E. , 2013/25779 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Görüntü ve seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2.cümle, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet. Görüntü ve seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK'nın 134. maddesinde düzenlenmiştir. Bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi, TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bilerek, isteyerek ve ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması, TCK'nın 134/2. maddesinde, birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak düzenlenmiştir. İlk fıkradaki suçun oluşması için, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmez; acıdan kaynaklanan çığlıklar veya sevişen çiftin nefes alış verişi gibi özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun oluşumu için yeterlidir ve özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suç tamamlanır. İlk fıkradan farklı olarak, ikinci fıkrada, ifşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekir; ayrıca, özel hayat görüntüsü veya sesinin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suç tamamlanır. İlk fıkra açısından, görüntü veya sesin kaydedilmesi; ikinci fıkra açısından, bu kayıtların ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, sanığın kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisi yoktur. İncelenen dosya içeriğine göre; ilçe merkezinde esnaflık yapan sanığın, olay tarihinde, dükkanda bulunan hediyelik eşyalardan birini aldığını gördüğü, yaşı küçük mağduru dükkanın içine soktuğu, polisi çağıracağını söylediğinde mağdur çocuğun ağlamaya başladığı, sanığın bu sırada, ele geçirilemeyen ve niteliği tespit edilemeyen bir aletle, çocuğun ağlarken görüntüsünü kaydederek, oluşturduğu videoyu üyesi bulunduğu sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı, görüntüleri izleyen komşularının haber vermesi üzerine, mağdur yakınlarının sanık hakkında şikayetçi olması şeklinde gelişen olayda, sanığın eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 134/1-1. ve aynı Kanunun 134/2-1. cümlelerinde tanımlanan iki ayrı suçu da oluşturduğu halde, yayınlanan videoda, mağdurun açık kimlik ve adres bilgilerinin belirtilmediği şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile, sanığın özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri ifşa suçundan cezalandırılmasına karar verilmemesi, Cumhuriyet Savcısının temyizinin sanık lehine olması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet Savcısının, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.