T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1442 KARAR NO : 2025/1493 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2025 NUMARASI : 2024/1211 Esas, 2025/860 Karar DAVACI : .... DAVALI :.... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Alacak TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekki…
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1442 KARAR NO : 2025/1493 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2025 NUMARASI : 2024/1211 Esas, 2025/860 Karar DAVACI : .... DAVALI :.... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Alacak TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin yem ve un sektöründe hizmet verdiğini, Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesinde söz konusu iş kolları ile ilgili faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkil şirketin 120 den fazla çalışanının bulunduğunu, yüksek iş hacmi nedeni ile şirket işleyişinin ve muhasebe sisteminin düzenli takibi amacı ile muhasebe işlemlerinin bilgisayar tarafından programlanması, sevk, idare, kontrol, sayım vb. işler ve şirketin sahadaki satış temsilcilerinden gelen satış verileri, satın almalar, stok bilgileri, kantar bilgileri vb. tüm finansal verileri, tüm yöneticilerin diledikleri zaman online olarak ulaşabileceği şekilde kurulumunun yapılması için muhasebe yazılım programı yapılması hususunda davalı şirket ile sözleşme imzaladıklarını, taraflar arasında akdedilen destek ve satış sözleşmesi gereğince, müvekkil şirket tarafından muhasebe sisteminin takibi amacıyla bir yazılım hazırlanmasının istenildiğini, davalı şirketin yazılım yapıldıktan sonra müvekkil şirkete ait çalışma ağında kullanılmak üzere kurulumun tam ve eksiksiz olarak çalışacağı hususunda taahhütte bulunduğunu, sözleşme gereğince, davalıya tüm ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, müvekkil şirket tarafından muhasebe yazılım programına sonradan eklenmesi istenen programlara ilişkin olarak, müvekkil şirket tarafından eklenmesi talep edilen her bir program için, davalı tarafından faturalandırmaların yapıldığını, söz konusu bedellerin müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ödendiğini, ilave edilmesi istenen ek programlar için müvekkil tarafından bedellerin peşinen davalı şirkete ödendiğini, davalı şirketçe bu programların hiçbir şekilde kurulumunun yapılmadığını, ilave programların sisteme entegre edilmediğini, davalı şirketin taahhüt ettiği program ve kurulum işlemlerinin büyük bir kısmının yapılmadığını, Erzurum 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.İŞ sayılı dosyada yaptırılan tespitle de sözleşmede yer alan ve kurulumu yapılmayan programların tespitinin yapıldığını, davalı şirket, logo yazılım ve destek programını kullanacağı yönünde taahhütte bulunduğunu, müvekkil şirkete gönderdiği teklif formunda dahi logo yazılım firmasının logosunu iş ortağı olarak kullanmaktan çekinmediğini, Erzurum 2. Sulh Hukuk Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda LOGO programının davalı tarafından lisansız olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, davalı şirketin bu konuda müvekkil şirketi bilinçli şekilde kandırdığını, müvekkil şirket tarafından programın tam olarak çalışmaması ve sözleşme ile taahhüt edilen programların kurulumunun yapılmaması ve sistemsel hataların giderilmemesi amacı ile 20/10/2023 tarihinde Erzurum 3. Noterliğinin .... yevmiye nolu ihtarnamesiyle ihtar çekildiğini, davalı şirkete ulaşılamadığını, iade edildiğini, müvekkil şirketin iş hacminin oldukça geniş olması ve bir muhasebe programının etkin bir şekilde kullanamaması nedeniyle başka bir muhasebe yazılım programı almak zorunda kaldığını, Müvekkil şirketin hali hazırda davalı şirketten aldığı yazılım programının dışında, işlerin aksamaması adına yeni bir yazılım programı satın aldığını, bunun içinde yeni bir ücret ödemek zorunda kaldığını, müvekkil şirketin bu süreçte yaşadığı maddi kayıpların sebebi de davalı şirket olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, davalı şirketin taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akdedilen ve davalı şirket tarafından tüm ödemeleri eksiksiz yapılan programın kurulumu, davalı firma tarafından gereği gibi yerine getirilmediğini, müvekkil şirket zarara uğradığını, ihtiyati haciz niteliğinde ki ihtiyati tedbir talebimizin kabulüyle davalıya ait taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız, uygun görülmediği takdirde mahkemenizin takdir edeceği teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulüne, müvekkil şirket tarafından söz konusu yazılım programı için ödenen bedelin şimdilik 100.000,00TL'sinin mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile davalı şirketten alınarak müvekkil şirkete verilmesine, taraflar arasında akdedilen 01/03/2024 tarihli sözleşmenin, gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan müvekkilin uğradığı şimdilik 1000 TL maddi zararın mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalı şirketten tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça başlatılan zorunlu arabuluculuk süreciyle alakalı ne müvekkil şirkete herhangi bir tebligat yapılmadığını, taraflar arasında imzalanan 01/03/2024 tarihli sözleşmenin 13. maddesinde açıkca görüleceği üzere taraflar sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarla alakalı Samsun mahkemeleri ve icra dairelerini yetkili kılındığını, müvekkil şirketin destek elemanlarıyla sözleşmede yer alan yazılım programını eksiksiz bir şekilde kurulduğunu, destek yardımının da sağlandığını, daha sonra da sisteme eklenmesi istenilen yazılım programları da eksiksiz bir şekilde davacı şirketin çalışma ağına eklendiğini, kurulumu yapılarak sisteme entegre edildiğini, davacı tarafın müvekkil şirketin taahhüt ettiği program ve kurulum işlemlerini yapmadığı iddiası bilirkişiden alınacak olan raporla ortaya çıkacağını beyan ettiğini, kendilerinin de bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, rapor sonucunda da müvekkil şirketin taahhüt ettiği yükümlülüklerin hepsini yerine getirdiği açıkça belli olacağını, Erzurum 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin.... D.İş. sayılı dosyası ile delil tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporu tamamen gerçeklikten uzak olduğunu, bilirkişi raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, müvekkil şirket tarafından satılan yazılım programının Tiger 3 olduğunu, davacı taraf sadece Tiger 3 yazılım programını satın aldığını, Tiger 3 Enterprise yazılım programını satın almadığını, iki program arasında maddi açıdan çok fazla fark olduğunu, hali hazırda Tiger 3 Enterprice yazılım programı ek fiyatlandırmalar eklenmeden 3 milyon TL civarında olduğunu, Miyosis perakende modülü, hızlı satış ana paket ve anahtar kantar sipariş ana paket bileşenleri olmayıp iştirak firmalarının yazılımları olduğunu, bu husus davacı şirkete verilen teklif formunda açıkça belirtildiğini, kaldı ki bu üç bileşeni de Logo Yazılım firması bu üç bileşeni de desteklemekte olup çözüm ortaklığında dahi bulunmadığını, davacı şirket telefonlarına raporlama aplikasyonları başarılı bir şekilde kurulduğunu, müvekkil şirket tarafından rapor seçenekleri aktif hale getirilmeye çalışıldığında sistem bağlantısının kesildiğini, kesintinin sebebinin davacı şirketle alakalı olduğunu, müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davacı şirket verilen yazılım programlarından mobil aplikasyonu 31.12.2023 tarihine kadar kullandığını, senelik data değişiminden dolayı yeni teklif formu davacı şirkete sunulduğunu, bu teklifin kabul edilmediğini, perakende otomasyon sisteminin 10.03.2024 tarihine kadar aktif şekilde kullanıldığını, son olarak perakende otomasyon sistemini 23.04.2024 tarihinde aktif kullanmaya karar veren davacı şirket, buna binaen müvekkil şirkete fatura kestiğini, daha sonra huzurda açılan davadan haberdar olan müvekkil şirketin faturayı iptal ettiğini, davacı şirketin müvekkil şirketin kurmuş olduğu yazılım programını kullanamadığı için büyük zarara uğradığını ve şirket işleyişinde ciddi sıkıntılar yaşadığı için yeni bir muhasebe yazılım programı almak zorunda kaldığını iddialarının asılsız olduğunu, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmeye binaen, müvekkil şirket; stok açma, fatura kesme tahsilat girme, kantar otomasyonu, sahadan gelen siparişlerin sisteme aktarılması ve faturaya dönüştürülmesi, yüklemeye hazırlama ve bununla beraber muhasebeleştirme sonucunda e-defterin gönderilmesi ve diğer taahhüt edilen bütün hizmetler eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hatalı hukuki nitelendirme sonucu verildiğini, müvekkil ile davalı arasında destek ve satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkilin söz konusu yazılım sistemi üzerinden herhangi bir verim elde edememiş ve iş sürekliliğini sağlamak için yeni yazılımlar satın alarak ilave bedeller ödemek zorunda kaldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava; lisans, yazılım sözleşmesi kapsamında davacının yazılım ve servis bedeli olarak davalı tarafa ödediği bedelin hizmetin ayıplı olduğu iddiasıyla iadesi ve sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkilinin muhasebe sisteminin takibi amacıyla muhasebe yazılım programı yapılması hususunda davalı şirket ile sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereğince davalıya tüm ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, ancak davalı tarafça hizmetin ayıplı olduğu iddiasıyla edimlerini yerine getirmeyen davalı tarafa ödenen bedelin iadesi talep edilmiştir. Yerel mahkemece "taraflar arasındaki bilgisayar programının / yazılımın lisans hizmetinin sunulması ve teknik yardım edimlerini sözleşmeden kaynaklı davacı tarafından siparişi verilip davalı tarafından hazırlanan bilgisayar yazılım programının istenilen nitelikte çalışmadığı iddiasına dayalı olarak bedelin istirdadı ve uğranılan zararın tazmini davasının FSEK 76. maddesi gereğince Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, görev dava şartı sebebiyle davanın reddine" dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1.maddesinde kanunun amacı "Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir." şeklinde hükme bağlanmıştır. TBK'nın 470.maddesinde ise "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." denilmiştir. Bu açıklamalar ışığında, taraflar arasında 01/03/2023-01/03/2024 tarihli "Destek&Satış Sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin destek, teknik servis ve bakım hizmetlerini kapsadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafça yapılan muhasebe sisteminin takibi amacıyla yapılan muhasebe yazılım programının eksik ve ayıplı ifasından doğan zarar talebine ilişkin olup, bu haliyle uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 5846 sayılı FSEK hükümlerinin uygulanma yeri bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken uyuşmazlığın çözümünde Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna yönelik yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiştir.. Açıklanan nedenlerle; davacı vekillinin istinaf itirazlarının kabulü ile, HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun KABULÜ İLE, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas, .... Karar ve 04/07/2025 tarihli kararın KALDIRILMASINA, Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine, 2.İstinafa başvuran davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi'nce başvurana iadesine, Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/09/2025 .... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 25/09/2025 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!