3. Hukuk Dairesi 2016/14029 E. , 2018/2979 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile 2007 tarihinde evlendiklerini, bu süreçte anlaş…
**3. Hukuk Dairesi 2016/14029 E. , 2018/2979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile 2007 tarihinde evlendiklerini, bu süreçte anlaşamayarak ... 5. Aile Mahkemesi'ne ait 2015/94 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açtıklarını, düğünde kendisine takılan ziynet eşyalarına davalının annesinin el koyduğunu, takıları bir daha göremediği altınların akıbetini sorduğunda ise davalı tarafça evin ihtiyaçları için bozdurulduğunun söylendiğini, yaşanan bazı olaylar nedeni ile evi tehdit ve baskı altında terk etmek durumunda kaldığından, ziynet eşyaları da dahil olmak üzere hiçbir kişisel eşyasını alamadığını belirterek, nitelikleri ve sayıları itibari ile tek tek sayılan ziynet eşyalarının aynen iadesini, aynen iade mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.200,00-TL altın bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 55.954,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında ise dava konusu ziynet eşyalarının düğünden sonra annesi tarafından alındığını ve muhafaza edildiğini, annesi ile aynı apartmanda (bir üst katta) yaşadıklarını davacının, annesinin evine istediği gibi rahatça girip çıkabildiğini ve bu suretle davacının, annesinin evinde bulunan tüm ziynet eşyalarını muhafaza edilen yerden parça parça (gizlice) alarak birlikte olduğu başka bir erkek ile harcadığını ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, ziynet eşyalarının evlilik birliğinin devamı sırasında davalı tarafından alınarak bozdurulduğu, sarf edildiği veya konuttan ayrılırken alınmasına engel olunduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Dava, ziynet eşyalarının aynen ya da bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.