Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1616 E. , 2025/1063 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1616 Karar No : 2025/1063 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gayrimenkul Yatırım Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1616 E. , 2025/1063 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1616 Karar No : 2025/1063 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gayrimenkul Yatırım Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaları içeren ihbarnamelerin davacının mükellefiyetinin terkin edildiği 30/11/2018 tarihinden sonra 09/11/2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesinin 3. fıkrası dikkate alındığında, söz konusu tebligat usulsüz olduğundan kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin mükellefiyet kaydının 30/11/2018 tarihinde re'sen terkin edildiği, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan vergi ve cezalara ait ihbarnamelerin ise 09/11/2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği, davalı idare nezdindeki mükellefiyet kaydı kapatılsa da mükellefiyet kaydının başka bir vergi dava dairesinde devam ettiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket adına, 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, dava dosyasında mevcut davacı şirket adına tanzim olunan vergi inceleme raporlarında, 30/11/2018 tarihi itibariyle re'sen terk edildiğinin belirtildiği, ödeme emri içeriği vergi ve cezalarına ilişkin ihbarnamelerin ise 09/11/2020 tarihinde davacıya elektronik ortamda tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanlardan, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) halinde bu tarih itibarıyla elektronik tebligat adresinin kapatılacağı hükme bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Tüzel kişilerin, ticaret sicil kaydının silindiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlar dışında elektronik tebligat adreslerinin kapatılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, yukarıda yer verilen yasal ve idari düzenlemeler uyarınca Kanun'da elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için öngörülen şartların oluştuğu hallerde 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilebileceği açık olup bu durumda, davacıya usulüne uygun biçimde 09/11/2020 tarihinde tebliğ edilen dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların dava açılmaksızın kesinleştiği dolayısıyla söz konusu alacağın tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacı iddialarının 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle ödeme emrinin iptali yolunda verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerekmiştir. Öte yandan, yeniden verilecek kararda, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değiştirilen, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen düzenlemesinin dikkate alınması gerektiği de tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 05/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.