2. Ceza Dairesi 2024/6111 E. , 2024/17586 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/141 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet …
**2. Ceza Dairesi 2024/6111 E. , 2024/17586 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/141 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/25101 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 29/05/2019 tarihli ve 2019/2654 esas, 2019/5916 karar sayılı ilâmında "...1136 sayılı Avukatlık Yasasının 1. maddesi uyarınca; bir kamu hizmeti ve serbest bir meslek olarak yerine getirilen avukatlık, yargının kurucu unsurlarından olup bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiği gibi Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün güvencesini de oluşturmaktadır. Avukatlık mesleğinin bu nitelikleri gereği olarak, görev sırasındaki veya görevden doğan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılıp yürütülmesi konusunda CMK'da yer alan genel düzenlemelerden ayrık biçimde 1136 sayılı Yasanın 58-61. maddelerinde özel düzenlemeler yapılmıştır. 1136 sayılı Yasanın özel soruşturma ve kovuşturmayı öngören hükümlerinde tüm ayrıntılar düzenlenmediğinden, açık hüküm bulunan konularda bu düzenlemenin uygulanması gerekmekte, düzenlenmeyen veya ilgili maddelerde atıf yapılan hususlarda ise genel hükümlerin uygulanması zorunlu bulunmaktadır. Başka bir deyişle, 1136 sayılı Yasada açık bir düzenleme bulunması durumunda, aynı konu genel hükümlere (5271 sayılı CMK) aykırı biçimde düzenlense dahi, bu konuda 1136 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Avukatların görev sırasındaki veya görevden doğan suçlarından dolayı Adalet Bakanlığının kovuşturma iznine bağlı olarak, anılan Yasanın 59. maddesi uyarınca suçun işlendiği yere en yakın ağır ceza mahkemesi başsavcısı tarafından düzenlenen iddianame üzerine aynı yer ağır ceza mahkemesince son soruşturmanın açılmasına ya da açılmasına yer olmadığına karar verilmektedir. 1136 sayılı Yasanın 60/1. maddesinde ise, "59. maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabileceği" belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, özel soruşturma yönteminin düzenlendiği 60/1. maddesi ile son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara kimin itiraz edeceği sorunu açıklığa kavuşturulup, yalnızca sanık veya Cumhuriyet savcısının itiraz edebileceği kabul edilmiş, ancak itiraz yöntemi bakımından genel hükümlere gönderme yapılmıştır. Bu durumda, incelenen dosyada suçtan zarar gören yakınanın itiraz hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir." şeklindeki açıklamalara nazaran; 1-1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "İtiraz hakkı" başlıklı 60/1. maddesinde "59 uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir." şeklinde yer alan açık düzenleme karşısında, Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/12/2021 tarihli kararı ile avukatlık mesleğini icra eden ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verildiği somut olayda, anılan karara karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından itiraz edilebileceği, genel hükümlerden ayrık olarak bu karara karşı müşteki tarafın itiraz hakkı bulunmadığının gözetilmemesinde, 2-1136 sayılı Kanun'un 60/2. maddesinde yer alan “... Bu itiraz, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi hariç olmak üzere, itiraz edilen kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesinde incelenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda suç yerinin İstanbul olduğu ve son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararın Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesince verildiği anlaşılmakla, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karara yönelik itirazı incelemeye yetkili mahkemenin suçun işlendiği yer Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi hariç olmak üzere, Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi olduğu gözetilmeden, itirazın usulden reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Avukatların görev sırasındaki veya görevden doğan suçlarından dolayı Adalet Bakanlığının kovuşturma iznine bağlı olarak, anılan Yasa'nın 59. maddesi uyarınca suçun işlendiği yere en yakın ağır ceza mahkemesi başsavcısı tarafından düzenlenen iddianame üzerine aynı yer ağır ceza mahkemesince son soruşturmanın açılmasına ya da açılmasına yer olmadığına karar verilmektedir. 1136 sayılı Yasa'nın 60/1. maddesinde ise "59. maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabileceği" belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, özel soruşturma yönteminin düzenlendiği 60/1. maddesi ile son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara kimin itiraz edeceği sorunu açıklığa kavuşturulup, yalnızca sanık veya Cumhuriyet savcısının itiraz edebileceği kabul edilmiş, ancak itiraz yöntemi bakımından genel hükümlere gönderme yapılmıştır. Bu durumda, incelenen dosyada suçtan zarar gören şikâyetçinin itiraz hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle, özel yasasındaki hükümle düzenlenen bir konuda, genel soruşturma ve kovuşturma yöntemiyle ilgili olarak, suçtan zarar gören yakınanın da yasa yollarına başvuru hakkı bulunduğunu düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı ve şikâyetçinin itiraz hakkının bulunmadığının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 60. maddesinde yer alan “59 uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir. Bu itiraz, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi hariç olmak üzere, itiraz edilen kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesinde incelenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda suç yerinin Bakırköy olduğu ve son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararın Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesince verildiği anlaşılmakla, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karara yönelik itirazı incelemeye yetkili mahkemenin suçun işlendiği yer Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi hariç olmak üzere, Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın esastan incelenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 10.02.2022 tarihli ve 2022/141 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.