12. Ceza Dairesi 2019/5302 E. , 2023/2936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/272 E., 2015/436 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihin
**12. Ceza Dairesi 2019/5302 E. , 2023/2936 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/272 E., 2015/436 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/272 Esas, 2015/436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.05.2019 tarihli ve 2015/384255 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine, 3.Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."İddia, sanık savunması, katılan vekili beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın evinin önünde biriken su nedeniyle rögarı tamir etmek maksadıyla kazı yaptırdığı, tanık İsmail'in yeminli ifadesinde sanığın evinin önündeki rögarına su sızdığını belirterek kendisinden orayı kazmasını istediğini beyan ettiği, tanığın kazı işlemini yapıp bittikten sonra sanığın bir müddet daha kazıyı sürdürdüğü, sanığın yaptığı bu işlemde define bulmak amacıyla hareket ettiğine dair hiçbir delil elde edilemediği, sabıka kaydına göre sanığın benzer suçlardan ve diğer herhangi bir suçtan bir sabıkasının bulunmadığı, soruşturma aşamasında düzenlenen müze müdürlüğü raporundan suça konu alanda kültür ve tabiat varlığı anlamında herhangi bir tescil kaydının bulunmadığı ve söz konusu alanın 2863 sayılı Yasa kapsamına girebilecek bir özellik göstermediğinin belirtildiği, bu itibarla sanığın izinsiz kültür varlıklarını bulmak amacıyla kazı yapmak kastıyla üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği yönünde her türlü şüpheden uzak kesin net ve inandırıcı delil bulunmadığından CMK 223/2-c maddesi uyarınca faiilin kastı bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde mahkememizde tam ve yasal bir vicdani kanaat oluşmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir. 2. Sanık savunmasında; "Benim evimin önünde bir rögar vardı ancak son dönemlerde yağan yağmur evin önünde birikmeye gitmemeye başladı, bende bir kepçe kiralayarak orayı kazdırdım, rögarın çöktüğünü bu nedenle suların gitmediğini tespit ettim, daha sonra söz konusu çukuru geri toprakla jandarmanın incelemesinden sonra doldurdum, bu sorun nedeniyle benim mutfakta ve banyoda kullandığım sular gerisin geriye içeriye giriyordu, katılma talebine karşı bir diyeceğim yoktur." demiştir. 3.Tanık ... beyanında; "İsmail amca ben kepçe ile giderken evinin önündeki rögardan su sızdığını söyleyerek orayı kazmamı istedi, bende gösterdiği yere giderek 15-20 dakika orayı kazdım, ben rögarın kenarından 2-3 metre genişliğine kadar açtım, kazdığım çukur 70-80 cm en fazla 1 metre derinliğindedir, tutanakta belirtildiği gibi ben 4 metre derinlikte bir kazı yapmadım, bizim köyde önceki dönemlerde köyün dışında define arayanlar bazı yerleri kazdılar, bu 20-30 yıl önceki olaylardır, kazdığım yer sanığın evinin önüdür. Tanığa soruşturma aşamasında alınan beyanları okundu, sorulduğunda: Doğrudur, bana aittir, İsmail amca kazdığım yerden taşlar çıkınca evin etrafında kullanmak amacıyla olsa gerek taşlar bana lazım dedi ancak bir süre sonra daha derine inemedim." demiştir. 4.Müze Müdürlüğü raporunda, kazı yapılan alanın sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı, kazı alanında herhangi bir kültür varlığına rastlanmadığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Olay günü saat 13.25 sıralarında, sanığın evinin önünde kazı yaptığı yönünde gelen ihbar üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, kazı yapılan alanın yaklaşık 4 m genişliğinde, 4 m boyunda olduğu, kazı alanının üst tarafında rögar kapağı olduğu, doğu tarafında yan şekilde rögar borusunun olduğu, kazı alanının içinde 1 adet kürek olduğu hususlarının tespit edildiği, sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, evinin önündeki rögarın yağan yağmurlar nedeniyle tıkanması ve mutfakta, banyoda kullanılan suların geri gelmesi üzerine rögarı açtırmak için kepçeciye kazdırdığını, kepçenin kazı yaptığı yerin alt kısmında toprakta yumuşama olması nedeniyle merak ederek kendisinin de kazma kürek ile kazdığını beyan ettiği, kepçeci İsmail'in tanık sıfatıyla verdiği beyanında, sanığın rögarın tıkalı olduğunu ve su sızdığını söyleyerek kendisinden kepçe ile kazmasını istediğini beyan ettiği dosya kapsamında, sanığın kazıyı kültür varlığı bulmak amacıyla yaptığına ve üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/272 Esas, 2015/436 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.