Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; başvurucuya yüksek bir ceza verilmesi, mahkeme kararlarının yeterli gerekçe ihtiva etmemesi ve makul sürede yargılanma yapılamaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; başvurucuya yüksek bir ceza verilmesi, mahkeme kararlarının yeterli gerekçe ihtiva etmemesi ve makul sürede yargılanma yapılamaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 15/10/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 11/10/2008 tarihinde gözaltına alınmış, 15/10/2008 tarihinde tutuklanmış ve 13/12/2011 tarihinde tahliye edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25/12/2008 tarihli iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olma, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dâhil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarını işlediği iddiasıyla26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası ve 11/5/1994 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. (Kapatılan) İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 13/3/2012 tarihli kararıyla başvurucunun dokuz yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, mütalaa, sanık savunmaları, tanık beyanları, olay, yakalama, arama ve el koyma tutanakları, tespit tutanakları, fotoğraf teşhis tutanakları, iletişimin tespiti tutanakları, ekspertiz raporları ve yukarıda belirtilen diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda;...S.A.'nın bombalı eylem için gelen G.E'yi sınırdan geçirip Türkiye içine soktuğu, Türkiye'de Özalp ilçesinde karşıladığı, buradan Van'a götürdüğü, Van'dan İstanbul iline 27/09/2008 tarihinde götürdüğü, burada H.İ.'ye teslim ettiği ve 29/09/2008 tarihli THY uçağı ile Van'a geri döndüğü, diğer sanık T.S.'nin ise sanık G.'nin kalacağı İstanbul'daki yerlerin organizasyonunu yaptığı, sanık G.E.'nin en son eylem günü Mehmet Necip KURTCEBE'nin Gaziosmanpaşa ilçesindeki adresinde ikamet ettiği, bu evde yapılan aramada 20/02/2009 tarihli inceleme raporuna göre el yapısı bombalarda kullanılan materyallerin ele geçirildiği ve sanık G.E.'nin yakalandığı gün bu evden çıktığına dair dizi 212'de tespit tutanağının bulunduğu, sanık Mehmet Necip KURTCEBE'nin aşama ifadelerinin tutarlı olmadığı ve G.E.'nin üzerinde bu eve ait anahtarın ele geçirildiği, Mehmet Necip KURTCEBE ile G.E.'nin 07/10/2008 tarihinde Eyüp ilçesinde buluştuklarına dair dizi 212 de tespit tutanağının bulunduğu, Mehmet Necip KURTCEBE' nin klasör 1 dizi 79, 80, 81'deki görüşmelerive S.A.'nın klasör 1 dizi 90, 93, 146, 166, 167, 168, 169, 170, 174'te yer alan iletişim tespit tutanaklarına göre her iki sanığın G.E.'nin yakalanması ile ilgili görüşmeler yaptıkları, sanık S.A.'nın sanık G.'nin yakalanmasını Sıddık isimli şahıstan duyduğunda savunmasını doğrulayacak nitelikte tepki vermediği, aksine sanık G.'nin konumunu bildiğinin anlaşıldığı ve bu işte tek olmadığını, başkalarının da bulunduğunu belirttiği, sanık S.A.'nın sanık G.'nin yakalandığını öğrenince G.E.'nin ve T.S.'nin telefonlarını aradığı, ancak diğer sanıkların telefonları kapalı olduğu için görüşme yapamadığı, daha sonra sanıkların yakalandıkları, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri anlaşılmıştır....2-Sanık MEHMET NECİP KURTCEBE'nin yasadışı silahlı terör örgüt üyesi olmak suçu sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 314/ Maddesi gereğince suçun işleniş şekli ve özellikleri ile kastının derecesine göre takdiren ve artırılmak suretiyle 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,3713 sayılı Yasanın maddesi gereğince cezasının 1/2 oranında artırımı ile 9 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA..." Temyiz üzerine hüküm Yargıtay Ceza Dairesinin 25/11/2013 tarihli kararıyla başvurucu yönünden onanmıştır. Karar 16/9/2014 tarihinde başvurucunun vekiline tebliğ edilmiştir.