T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1086 - 2025/1335 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1086 KARAR NO : 2025/1335 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.03.2025 NUMARASI : 2025/180 Esas 2025/228 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 06.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.11.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1086 - 2025/1335 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1086 KARAR NO : 2025/1335 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.03.2025 NUMARASI : 2025/180 Esas 2025/228 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 06.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.11.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.08.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı özel halk otobüsü ile ...plaka sayılı motosikletin çarpıştığını, özel halk otobüsünde yolcu olan davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında belirtilen "sigorta şirketine yazılı başvuru" şartının yerine getirilmemiş olması, arabuluculuk faaliyetinin gerçekleştirilmiş olmasının 298 sayılı KTK2nın 97. Maddesindeki amaca ulaşılmış sayılamayacağı gerekçesiyle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nın 114. maddesi uyarınca özel dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, ayrıca davalı şirkete başvuru yapılmasına gerek olmadığını, ayrıca arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı aracın kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı” başlıklı 97. maddesinde; “Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir.” şeklindeki düzenleme 26.04.2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14.04.2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5.maddesi ile değiştirilmiş "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez yada verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi sigorta tahkim komisyonuna da başvuru yapabileceği belirtilmiştir. Öte yandan, 07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, diğer taraftan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı Kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Somut olayda, davacının, davalı sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, dava açılmadan önce, davacının 06.12.2024 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, zararının karşılanmasını talep ettiği, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama nedeniyle olumsuz sonuçlandığı, bunun üzerine eldeki davanın açıldığı, dava konusu rizikodan ve davacının zararından davalı sigorta şirketinin arabuluculuk faaliyeti ile davadan önce bilgi sahibi olduğu, dolayısıyla 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesindeki değişiklik ile amaçlanan durumun gerçekleştiği anlaşılmakla (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6627 Esas 2025/8872 Karar sayılı ilamı) işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n