4. Hukuk Dairesi 2010/11546 E. , 2011/13842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... (kendilerine asaleten çocukları ...'ya velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/04/2003 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 08/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili tarafın
**4. Hukuk Dairesi 2010/11546 E. , 2011/13842 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... (kendilerine asaleten çocukları ...'ya velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/04/2003 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 08/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı ...'ın diğer temyiz itirazına gelince: Dava, elektrik çarpması nedeni ile yaralanmaya bağlı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... Belediye Başkanlığı ve davalı ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davacılardan ...'nın davalılardan ...'ın maliki olduğu,davalı ... Belediye Başkanlığınca ruhsat verilmiş olan inşaat halindeki binanın üst katında bulunduğu sırada davalı ...’a ait elektrik enerjisi nakil hattına temas etmesi sonucu elektrik akımına kapılarak yaralandığını beyanla uğradıkları manevi zararın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar, ayrı ayrı cevaplarında kusur ve sorumlulukları olmadığından davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davalılardan ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar ... Belediye Başkanlığı ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda ise; olay tarihi,kusur durumları ile yukarıda açıklanan ilkeler gözönüne alındığında davacı ... için hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olduğundan, daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. 3- Davalılardan ... Belediye Başkanlığı'nın temyizi bakımından: Davacılar dava dilekçesinde, davalı ... Belediye Başkanlığı’nın mücavir alan içerisinde bulunan mevzuata aykırı inşaatla ilgili denetim görevini ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasına dayandıklarına göre, davalarını açıkça davalı idarenin hizmet kusuruna dayandırmışlardır. Şu halde iddianın doğru olup olmadığı görevli mahkemece ele alınıp tartışılmalıdır. İdare’nin işlemi yada eylemi nedeni ile doğan zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu,açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkate alınır. Mahkemece yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine karar verilmesigerekirken, işin esasının incelenmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ... yararına ve (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı ... Belediye Başkanlığı yararına BOZULMASINA, davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.