9. Ceza Dairesi 2021/6690 E. , 2024/47 K. ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/108 E., 2015/94 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi g…
**9. Ceza Dairesi 2021/6690 E. , 2024/47 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/108 E., 2015/94 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2014/108 Esas, 2015/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan; aynı kanunun 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Zeka geriliği olan mağdurenin aşamalardaki beyanlarının tutarsız olduğuna, okul müdürünün anlatımlarına göre olayın intikal şekli ve zamanında çelişkiler bulunduğuna, mağdurenin daha önce iki öğretmenine karşı da benzer iddialar dile getirdiğine, mağdurenin bir takım anlatımlarına Mahkemece de itibar edilmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2014/108 Esas, 2015/94 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Sayın heyet çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı suçun sübut bulup bulmadığına ilişkindir. Sanığın üzerine atılı suç sübut bulmuştur. Şöyle ki; intikal doğaldır. Mağdurun şikayetiyle soruşturma başlamamıştır. Mağdurun arkadaşı okulun hizmetlisi olan sanığın, mağduru göstererek kaş-göz ettiğini gören öğretmenin durumdan şüphelenip araştırması sonucu intikal gerçekleşmiştir. Tanık ... , tanık ... mağdurun kendilerine sanığın boynundan öptüğünü söyledikleri, intikali gerçekleştiren öğretmen ...'nın beyanında mağduru ağlarken gördüğünü ve sorduğunda sanığın kendisini boynundan öptüğünü anlatığını beyan etmesi, tanık ...'un ... ile nöbetçi öğrenci iken mağdurun yanlarına gelip "Hademe beni öptü" dediğini beyan etmesi tanık ...'ın mağduru hademe odasından çıkarken gördüklerini ve neden oraya girdiğini sorduklarında "Hademe beni öptü" şeklinde beyanda bulunduğunu anlatması, olaydan sonra sanığın okuldan uzaklaştırılması nazara alındığında suç sübut bulmuştur. Bu nedenle mahkeme kararının onanması gerekmekte olup sayın heyet çoğunluğunun kararın suç sübut bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi yönündeki görüşlerine katılmıyorum. ...