Ceza Genel Kurulu 2011/15-440 E. , 2012/229 K. * GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU * EMANET ALINAN CEP TELEFONUNU İADE ETMEME * HIRSIZLIK * DOLANDIRICILIK * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 491 * TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 923 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 141 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 146 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 155 "" Güveni kötüye kullanma suçundan sanık Yasin’in 5237 sayılı TCY’nın 155/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80 L…
**Ceza Genel Kurulu 2011/15-440 E. , 2012/229 K.** * GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU * EMANET ALINAN CEP TELEFONUNU İADE ETMEME * HIRSIZLIK * DOLANDIRICILIK * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 491 * TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 923 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 141 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 146 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 155 **"İçtihat Metni"** Güveni kötüye kullanma suçundan sanık Yasin’in 5237 sayılı TCY’nın 155/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Kartal 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2007 gün ve 789-1161 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 22.09.2011 gün ve 10365-1724 sayı ile; “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Güveni kötüye kullanma suçunda ise başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkâr eden kişi şikâyet üzerine cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir. Sanığın kullandıktan sonra iade etmek üzere mağdurdan aldığı cep telefonunu geri vermemekten ibaret eyleminde, cep telefonunun zilyetliğinin belirli bir süre için müşteki tarafından sanığa devredilmiş olması nedeniyle eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, eylemin hırsızlık suçunu oluşturacağını söyleyen tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır’ açıklamasıyla onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı ise 04.11.2011 gün ve 60983 sayı ile; ‘Mülkiyetin korunmasını esas alan güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, 5237 sayılı TCK’nun 155. maddesi gereği, ‘başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak veya bu devir olgusunun inkâr edilmesi’ suretiyle işlenmesi gerekir. Bunun için de, bir mal üzerinde fiili hâkimiyeti bulunan kişinin yani zilyedin, zilyetliğini arzusu ile sona erdirmiş olması gerektiği kabul edilmiştir. Hırsızlık suçundan ise, ‘zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına bir yarar sağlamak maksadı ile bulunduğu yerden alınması’ gerekir. Taşınan bir malın zilyedin rızası dışında alınması, malın failin egemenlik alanına geçmesinde fesada uğratılmış da olsa mağdurun rıza ve bilgisinin olmaması söz konusudur.