3. Hukuk Dairesi 2013/8186 E. , 2013/10543 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen istirdat-menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2002 yılında boşandıklarını ve müşterek çocuğun velayetinin davalıya verilip çocuk …
**3. Hukuk Dairesi 2013/8186 E. , 2013/10543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen istirdat-menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2002 yılında boşandıklarını ve müşterek çocuğun velayetinin davalıya verilip çocuk için aylık 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, 2003 yılında müşterek çocuğun davalı tarafından davacıya teslim edilip ... ili, ... ilçesinde bulunan ilköğretim okulunda ana sınıfına kaydettirildiğini ve çocuğun 08.09.2008 tarihine kadar davacı yanında kalıp eğitim gördüğünü, müşterek çocuğun 2003-08.09.2008 tarihleri arasında davacı yanında kalmasına rağmen davalının nafaka bedellerinin tahsili için davacı aleyhine icra takibi yaptığını belirterek davalının bakım görevini yapmadığı dönemler için talep edilen bedelden davacının borçlu bulunmadığının tespitine ve davalı tarafa 2008 Eylül ayında ödenen 1.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına ve % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; takip dayanağının mahkeme ilamı olduğunu ve nafakaların ödenmemesi nedeniyle takip yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya asıl alacak yönünden 4.910 TL ve işlemiş faiz yönünden 1.597,57 TL borçlu olmadığının tespiti ile bu miktar alacağın davalıdan tahsiline, asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, %40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK. nun 281.maddesine göre, bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.