11. Ceza Dairesi 2017/7096 E. , 2018/3149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapmak, defter ve belgeleri ibraz etmemek HÜKÜM : Sanığın İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2009/576 E. sayılı dosyasındaki eylemi sebebiyle açılan kamu davasının düşmesine Sanığın beraatine 1-Sanık hakkında "2004 ve 2005 takvim yıllarına ait alış belgelerini ibraz etmemek" suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz i
**11. Ceza Dairesi 2017/7096 E. , 2018/3149 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapmak, defter ve belgeleri ibraz etmemek HÜKÜM : Sanığın İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2009/576 E. sayılı dosyasındaki eylemi sebebiyle açılan kamu davasının düşmesine Sanığın beraatine 1-Sanık hakkında "2004 ve 2005 takvim yıllarına ait alış belgelerini ibraz etmemek" suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın savunmalarında kapıcılık yaptığını, yönetimde bulunan ...'ın kendisinden vekalet istediğini, kendisine bir şey olmayacağını ve dükkan açacağını söylediğini, orada çalıştığından dolayı kendisine vekalet verdiğini, şirketle bir ilgisi olmadığını belirtmesi, dosya kapsamında dinlenilen tanıkların sanığı doğrulaması ve sanığın dosyaya işyerinde 27.06.2008 tarihinde yangın çıktığına dair raporu sunması karşısında 213 sayılı VUK'nun 253. maddesine göre ilgili bulundukları yılı takip eden yıldan başlayarak beş yıl süre ile muhafaza edilmesi mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin 13. maddede düzenlenen mücbir sebep kapsamında olan nedenden dolayı ibraz edilmediği anlaşılmakla, tüm dosya kapsamından sanığın beraatine karar veren mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonucunda sanığın suç işleme kastı bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sanık hakkında "2004 ve 2005 takvim yıllarında gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açma" suçundan verilen düşme hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kamu davası hakkında mükerrerlik nedeniyle ret kararı verilebilmesinin 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca mümkün olduğu ve anılan yasa maddesine göre sadece "aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine" karar verilebileceği cihetle; somut olayda mahkemenin mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olan İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/576 Esas, 2011/37 Karar sayılı kararının belirtilen nitelikte hüküm veya dava niteliğine haiz olmadığı, mevcut dava dosyasının 2005 takvim yılı işletme defterinde gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açma suçu ile ilgili olduğu, davanın reddine dayanak teşkil eden dava dosyasının ise 2004 takvim yılı işletme defterine gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açma suçuna ilişkin olduğu, bu haliyle dava dosyaları arasında mükerrerlik bulunmadığı anlaşılmakla, yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanlış değerlendirme ile hükmün niteliğinde de hataya düşülerek düşme kararı verilmiş ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarıca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.