Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluğun makul süreyi aşması, tutukluluğa ilişkin kararların bağımsız ve tarafsız olmayan sulh ceza hâkimliklerince verilmesi, tutukluluk ve itiraz incelemelerinin duruşmalı olarak incelenmemesi, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve tutukluluğa ilişkin kararların sulh ceza hâkimliklerince verilmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; ceza infaz kurumundaki bazı uygulamalar nedeniyle kötü muamele yasağının; cez
Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluğun makul süreyi aşması, tutukluluğa ilişkin kararların bağımsız ve tarafsız olmayan sulh ceza hâkimliklerince verilmesi, tutukluluk ve itiraz incelemelerinin duruşmalı olarak incelenmemesi, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve tutukluluğa ilişkin kararların sulh ceza hâkimliklerince verilmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; ceza infaz kurumundaki bazı uygulamalar nedeniyle kötü muamele yasağının; ceza infaz kurumunda müdafi ile yapılan görüşmelerin kayıt altına alınması ve yayımlanan haberler nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/5/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur. Başvurucuya ait 2017/37716, 2017/32658, 2017/35411, 2017/36095 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyalarının kişi yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2017/23743 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2017/23743 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekli ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl bugüne kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş ve çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51, Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). B. Başvurucuya İlişkin Süreç Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta olan başvurucu, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan yürütülen bir soruşturma kapsamında 20/7/2016 tarihinde Isparta Emniyet Müdürlüğünde gözaltına alınmıştır. Başvurucunun ifadesi 20/7/2016 tarihinde Isparta Cumhuriyet Başsavcılığında alınmıştır. Başvurucunun ifade alma işlemi sırasında müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde; sağlık problemleri nedeniyle emekli olmayı beklediğini, darbe teşebbüsünün yaşandığı gece darbeye karşı yapılan mitinglere katıldığını, görev yaptığı yerlerde usulsüz bir iş yapmamak için son derece titiz davrandığını ve meslek hayatı boyunca FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir teması olmadığını beyan etmiştir. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı 20/7/2016 tarihinde, tutuklanması istemiyle başvurucuyu Isparta Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Başvurucunun sorgusu Isparta Sulh Ceza Hâkimliğinde aynı gün yapılmıştır. Sorgu sırasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Sorgu işlemi, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla kayda alınmıştır. Isparta Sulh Ceza Hâkimliği sorgu sonucunda başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:" ... şüphelilerin kamuoyunda Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) diye anılan terör örgütü üyesi oldukları hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu, yine tüm kamuoyu tarafından bilindiği üzere adı geçen bu örgütün 15/07/2016 tarihinde ve takip eden günlerde cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiği, şüphelilerin üzerlerine atılı suçların Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100/3-a maddesinde sayılan katalog suçlardan olduğu, bu suçlara kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında tutuklama tedbirinin ölçülü olacağı, adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşılmakla, şüpheliler ... ve N. Y.nin CMK.100 ve maddeleri gereğince ayrı ayrı tutuklanmalarına ... [karar verildi.]" Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı 11/1/2017 tarihinde yetkisizlik kararı vererek soruşturma dosyasını Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) göndermiştir. Antalya Sulh Ceza Hâkimliği 1/4/2017 tarihinde tutukluluğun gözden geçirilmesine yönelik yaptığı incelemede, başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu anılan karara itiraz etmiş, itirazı inceleyen Antalya Sulh Ceza Hâkimliği kararı yerinde bularak itirazı 13/4/2017 tarihinde kesin olarak reddetmiştir. Başvurucuya itirazın reddine dair karar 18/4/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 2/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başsavcılığın 15/1/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açılmıştır. İddianamede, başvurucunun örgütsel nitelikli eylemleri bakımından FETÖ/PDY hiyerarşisi içinde yer aldığı ileri sürülmüştür. Bu suçlamalara esas olarak somut tanık beyanlarında başvurucunun örgüt üyesi olduğu yönündeki ifadelerin yer alması ve başvurucunun örgüt üyeliğinden soruşturma geçiren kişiler ile yoğun irtibatını gösteren HTS kayıtlarının bulunması olgularına dayanılmıştır. İddianamede yer alan tanık beyanlarının başvurucuya yöneltilen eylemlere ilişkin kısımları özetle şöyledir:- Gizli tanık Orhan ifadesinde "...tespit edebildiğim kadarıyla il Başsavcısı N. Y. 2013 ve 2014 yıllarında yapılan katiplik uygulama ve mülakat sınavlarında cemaat mensubu 25 kişiyi zabıt katipliğini kazandırdığını biliyorum. Bu anlamda uygulama sınavından bir ay önce uygulamada çıkacak metinleri zabıt katibi adayı cemaat mensuplarına Av. Ü.Y.Y. aracılığıyla verdiklerini biliyorum. ...Cemaat içerisinde cesur savcı olarak bilinen ve Bursa Cumhuriyet Başsavcısı N. Y.nin Av. Ü.Y.Y. ve Av. O. T.'nin tavassutu ile cemaate yüklü miktarda bağışta bulunan 9 farklı kişiye ait 9 ayrı dosyaya müdahalede bulunduklarını, bu dosyaların Yargıtay’da bekletildiğini biliyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.-Gizli tanık Hikmet ifadesinde "Bursa ilinde birçok üst düzey seçilmiş veya atanmış bürokratların Fetullah GÜLEN’e bağlı cemaat mensubu olduğunu, cemaate yardım ettiklerini veya cemaat mensubu şahısların yukarıda belirttiğim şekilde karşılaştıkları sorunları çözdüklerini duydum. Cemaate yardım eden ve yakın olduğunu bildiğim bürokratlar başta Bursa eski Valisi Ş.H., İl Emniyet Müdürü A. O.K., Bursa eski Cumhuriyet Başsavcısı N.Y. ... Cumhuriyet Başsavcısı N.Y. Başsavcı olarak görev yaptığı sırada Kutlucan Holding’in ortaklarından N.K. ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik gibi suçlardan gözaltına alınmış. E.K., K.nın çocukları, S.nin yardımcısı Y.Y. kod B.K. toplantı yaptılar. K.ların cemaate 1 Milyon TL bağışta bulunması karşılığında yardımcı olunacağı söylendi. Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşülüp adliyede sorunların çözüleceği söylendi ... " şeklinde beyanda bulunmuştur.- Tanık K. ifadesinde "...Ergenekon, Balyoz soruşturmalarını yürüttüğü dönemde Orman çay bahçesinde Z.Ö. ile oturdukları sırada N.Y. ile birlikte başka bir savcının daha olduğunu, kendilerinin bulunduğu çay bahçesine geldiklerini, N.Y.nin yanında bulunan diğer savcıyı tanımadığını, Z.Ö.ye 'hoşgeldiniz' dediklerini, yarım saat kadar bir kahve içip ayrıldıklarını... [hatırlıyorum.]" şeklinde beyanda bulunmuştur.- Tanık F.K. ifadesinde, il imamı olarak görev yapan S.nin kendisine "... abi laf aramızda N.Y. bizim R.Y.nin abisidir. N.Y. de bizim abilerimizdendir. Kendisi bizim cemaatten yetişmiş birisidir." dediği şeklinde beyanda bulunmuştur. -Tanık H.G., T.T., A. ve K.Y. ifadelerinde özetle başvurucunun örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettiğini beyan etmişlerdir. Başvurucuya isnat edilen suça dayanak olan olgulara ilişkin hukuki değerlendirmeler iddianamede şöyle ifade edilmiştir:"... şüphelinin soruşturma kapsamında elde edilen deliller gözetildiğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu ... [anlaşılmıştır.]" Başvurucu hakkındaki yargılamaya Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) E.2017/285 sayılı dosyasında başlanmış ve yargılamanın 14/12/2018 tarihli dördüncü celsesinde başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Mahkeme 14/12/2018 tarihli kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir. Başvurucu, anılan karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. Başvurucu hakkında yürütülen yargılama bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi önünde derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Salih Sönmez, B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 33-